-Kitabın 1963 İngilizce baskısından NotebookLM tarafından üretilen bölüm özetleridir-
HISTORY OF THE BYZANTINE STATE (GEORGE OSTROGORSKY) 1
Erken Bizans Devleti: Gelişimi ve Özellikleri (324–610) 2
Bölüm I: Temellerin Atılması ve Yeni Yönetim Yapısının Oluşumu (324–476) 3
1. Mutlakiyet ve Bürokratik Yönetim.. 3
2. Konstantinopolis ve Hıristiyanlık. 3
Bölüm II: Göçler Çağı ve Hristolojik Tartışmalar (476–518) 3
1. Germen İstilaları ve İzoryan Sorunu. 3
2. Hristolojik Anlaşmazlıklar 4
Bölüm III: Justinianus Dönemi ve Erken Bizans’ın Sonu (518–610) 4
1. Justinianus’un Restorasyon Çabaları ve Hukuk Reformu. 4
2. Dış Tehditler ve Varlık Mücadelesinin Başlaması 4
3. Mauricius ve Eksarhalıkların Kurulması 4
I. Heraclius Dönemi: Varlık Mücadelesi ve Yeniden Yapılanma (610–641) 5
II. Arap İstilaları ve Hanedanlık Krizi (641–668) 5
III. Savunma ve Tema Sisteminin Gelişimi (668–711) 6
I. Leo III Dönemi: Arap Tehdidinin Savuşturulması ve Kurumsal Yenilenme (717–741) 7
A. Konstantinopolis Kuşatması ve Askeri Başarı 7
B. Hukuki Kodifikasyon ve İkonoklazmın Başlangıcı 7
II. Constantine V Dönemi: Teolojik Radikalizm ve Bölgesel Kayıplar (741–775) 7
A. İkonoklazmın Kurumsallaşması ve Teolojik Çatışma. 7
B. Dış Politika ve Kilise İlişkileri 7
III. İkonofili Restorasyonu ve Yeni Düzen Arayışı (775–813) 8
A. Irene ve Nicaea II Konsili (787) 8
B. Batı ile Kopuş ve Nicephorus I Reformları 8
IV. İkinci İkonoklast Dalgası ve Tema Sisteminin Gelişimi (813–843) 8
A. İkinci İkonoklazm ve Thomas’ın İsyanı 8
B. Theophilus ve Yeni Temaların Kuruluşu. 8
Bizans İmparatorluğu’nun Altın Çağı (843–1025): Kurumsal Bütünleşme ve Askeri Hegemonya 9
I. Yeni Çağın Şafağı: İkonaların Restorasyonu ve Kültürel Uyanış (843–867) 9
II. Hukuk ve Yönetimsel Yenilenme: Basil I ve Leo VI (867–912) 9
III. Bulgar Tehdidi ve Toprak Mülkiyeti Mücadelesi (912–959) 9
IV. Fetihler Çağı ve Basil II’nin Hegemonyası (959–1025) 10
Bizans İmparatorluğu’nun İç Çatışması ve İki Aristokrasi Yönetimi: Yükselişten Çöküşe (1025–1204) 10
I. Başkentin Sivil Aristokrasisinin Yönetimi: Siyasi Sistemin Çözülüşü (1025–1081) 10
A. Tema Sisteminin Dağılması ve Merkeziyetçiliğin Zafiyeti 10
B. Dış Politika ve Askeri Çöküş 11
II. Askeri Aristokrasinin Yönetimi: Komnenos Restorasyonu ve Yeni Feodal Eğilimler (1081–1204) 11
A. Alexius I ve İmparatorluğun Yeniden Canlanması (1081–1118) 11
B. John II ve Manuel I Döneminde Gücün Zirvesi (1118–1180) 11
C. Andronicus Comnenus ve Nihai Çöküş (1180–1204) 11
I. Yeni Siyasi Sistemlerin Gelişimi ve Parçalanmış Miras (1204–) 12
II. Epiros’un Yükselişi, Düşüşü ve İznik’in Zaferi (1215–1259) 12
III. Restorasyon ve VIII. Mihail’in Merkeziyetçi Politikaları (1259–1282) 12
I. İkincil Bir Güç Olarak Bizans ve Andronikos II Dönemi (1282–1341) 13
B. Anadolu’nun Kaybı ve Katalan Krizi 13
II. Palaiologos İç Savaşları ve Sırp Hegemonyasının Yükselişi (1341–1371) 13
A. Ioannes Kantakuzenos ve Bizans’ın İntiharı 13
B. Sırp İmparatorluğu’nun Yükselişi ve Düşüşü. 14
III. Osmanlı Fethi ve Tâbiyet Dönemi (1371–1453) 14
A. Bizans’ın Osmanlı Vasallığı 14
Erken Bizans Devleti: Gelişimi ve Özellikleri (324–610)
Erken Bizans Devleti dönemi (M.S. 324–610), Bizans İmparatorluğu’nun Geç Roma İmparatorluğu’nun kurumlarından bağımsız, kendine özgü bir siyasi, kültürel ve sosyal yapıya dönüştüğü kritik bir geçiş safhasını temsil etmektedir. Bu dönem, Roma siyasi mefhumlarının, Helen kültürünün ve Hristiyan inancının birleşimiyle karakterize edilen Bizans yaşam biçiminin temellerinin atıldığı çağdır.
Bu makale, Bizans tarihinin en temel eserlerinden biri olan George Ostrogorsky’nin çalışmasını esas alarak, 324’te Konstantinopolis’in kuruluşu ve Hristiyanlığın resmen tanınmasıyla başlayan ve 610’da Phocas’ın düşüşüyle sona eren bu dönemi; devletin otokrasiye doğru evrimi, karşılaşılan Germen ve Slav göçleri ile Hristolojik krizler bağlamında incelemeyi ve bu yapının Orta Çağ Bizans Devleti’ne bıraktığı mirası analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Bölüm I: Temellerin Atılması ve Yeni Yönetim Yapısının Oluşumu (324–476)
Erken Bizans döneminin başlangıcı, Üçüncü Yüzyıl krizi sonrasında Diocletianus ve Büyük Konstantin’in gerçekleştirdiği köklü reformlarla yakından ilişkilidir. Bu reformlar, eski Roma principate sistemini ortadan kaldırarak Bizans otokrasisinin ve merkezi bürokrasinin temelini atmıştır.
1. Mutlakiyet ve Bürokratik Yönetim
İmparator, artık yalnızca birinci sulh hakimi değil, yetkisini Tanrı’nın iradesinden alan mutlak bir hükümdardı. İmparatorluk törenleri, bu mutlak gücü yansıtacak şekilde geliştirilmiş, Doğu geleneklerinden alınan unsurlarla görkemi artırılmıştır.
İdari alanda, Diocletianus’un eyalet yönetiminde sivil ve askeri yetkileri ayırma prensibi benimsenmiştir. Ancak, Diocletianus döneminde hem sivil hem de askeri kontrolü elinde tutan tek idari birim olan praetorian prefecture, Konstantin döneminde tamamen sivil bir makam haline getirilmiştir. Bu dönüşüm, Bizans bürokratik yapısının karmaşıklığını artırmış ve cursus honorum hiyerarşisi, illustres, spectabiles ve clarissimi gibi üç ana sınıf etrafında şekillenmiştir.
2. Konstantinopolis ve Hıristiyanlık
Konstantin’in 324 yılında Bosporos’ta eski Grek kolonisi Byzantium’u yeniden inşa ederek başkent ilan etmesi, Bizans tarihinin dönüm noktasıdır. Seçilen bu stratejik konum, hem Avrupa ve Asya arasındaki geçişi hem de Karadeniz deniz ticaretini kontrol etme imkânı sağlamıştır; bu durum, Konstantinopolis’i bin yıl boyunca İmparatorluğun siyasi, ekonomik ve kültürel merkezi yapmıştır. Konstantinopolis’in kuruluşuyla birlikte, Roma’nın tüm gelenekleri ve ayrıcalıkları bu yeni başkente aktarılmış, şehir hızla Hıristiyan karakteriyle öne çıkmıştır.
Hıristiyanlık, Konstantin’in 313’teki tanınma politikasıyla yavaş yavaş İmparatorluk tarafından benimsenmiş, nihayetinde devletin ana unsuru haline gelmiştir. Konstantin’in kendisinin Hıristiyan inancına olan bağlılığı tartışmalı olsa da, 325’te İznik’te toplanan ilk Ekümenik Konsil’e başkanlık etmesi, kilise işlerine müdahale etme ve bu alanda otorite kullanma yönündeki Bizans imparatorluk geleneğini başlatmıştır.
3. Ekonomi ve Hukuk
Konstantin’in 4.48 gram altın içeriğiyle yarattığı solidus, emsalsiz bir istikrar sağlayarak İmparatorluğun temel para birimi haline gelmiştir. Bu istikrarlı para, Bizans’ın Orta Çağ’da doğal ekonomiye dönen Batı’nın aksine, yüzyıllarca para ekonomisini sürdürmesini sağlamıştır.
Ancak, tarımsal alanda, işgücü sıkıntısı ve küçük toprak sahiplerinin zayıflaması sonucu köylülerin toprağa zorunlu bağlanması (colonate) yaygınlaşmıştır. İdari reformlar, Theodosius II’nin (408–450) himayesinde 438’de yayımlanan Codex Theodosianus ile Geç Roma hukukunun resmî bir derlemesini sunmuştur.
Bölüm II: Göçler Çağı ve Hristolojik Tartışmalar (476–518)
Batı Roma İmparatorluğu’nun Germen kabilelerinin istilası altında parçalanıp yok olduğu bir dönemde (476), Bizans İmparatorluğu, daha yoğun nüfusa ve daha sağlam ekonomik kaynaklara sahip olduğu için varlığını sürdürmüştür. Ancak, Doğu da kuzeyden gelen Avar ve Slav göç dalgaları ile Doğu’dan gelen Pers tehdidi arasında çifte cephede sürekli bir mücadele içinde kalmıştır.
1. Germen İstilaları ve İzoryan Sorunu
Theodosius I’in 395’te ölümüyle İmparatorluk resmen Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmış. Batı’da Vandallar (Afrika) ve Vizigotlar (Galya ve İspanya) kendi krallıklarını kurarken, Doğu’daki Germen etkisini kontrol altına alma mücadelesi 5. yüzyıl boyunca sürmüştür.
İmparator Leo I’in (457–474), Germen nüfuzunu (özellikle Aspar) dengelemek amacıyla İzoryalıları orduya dahil etmesi, yeni bir iç etnik kriz yaratmıştır. İzoryalı Zeno’nun (474–491) tahta geçmesi, Konstantinopolis halkı arasında yabancı bir rejim olarak görülmüş ve bu durum, 498’de İzoryalıların isyanının bastırılmasıyla çözülmüştür.
Anastasius I (491–518) döneminde, İzoryan krizinin aşılmasına paralel olarak İmparatorluk, özellikle mali alanda toparlanmıştır. Anastasius, solidus ile bakır paralar (follis) arasındaki değeri sabitleyerek para sistemini güçlendirmiştir. Ayrıca, Anastasius, toprak vergilerini düzenleyerek chrysoteleia adlı vergiyi kaldırmış ve kırsal kesimde coemptio (zorunlu alım) sistemini hafifletmiştir.
2. Hristolojik Anlaşmazlıklar
Bu dönemde İmparatorluğun birliğini tehdit eden en büyük iç sorun, İsa’nın ilahi ve insani doğaları hakkındaki tartışmalar (Hristolojik tartışmalar) olmuştur. 451’deki Kadıköy Konsili, İsa’nın iki doğada da (dyophysitism) bulunduğunu resmileştirmiş, ancak bu karar, Monofizitizmi destekleyen Mısır ve Suriye eyaletlerinin merkezden kopmasına neden olmuştur.
Zeno, 482 yılında yayımladığı Henoticon (Birlik Fermanı) ile bir uzlaşma sağlamaya çalışmış, ancak ne Monofizitleri ne de Kadıköy Konsili destekçilerini memnun edebilmiştir. Anastasius I’in Monofizit eğilimleri, Konstantinopolis halkını ayaklandırmış ve bu durum 513’te Vitalian’ın isyanına yol açarak İmparatorluğu büyük bir kargaşaya sürüklemiştir.
Bölüm III: Justinianus Dönemi ve Erken Bizans’ın Sonu (518–610)
1. Justinianus’un Restorasyon Çabaları ve Hukuk Reformu
I. Justinianus (527–565), İmparatorluğun gücünü yeniden zirveye taşımayı ve Batı’daki kayıp toprakları geri alarak Roma İmparatorluğu’nun evrensel birliğini restore etmeyi hedeflemiştir. Bu vizyonun hayata geçirilmesi, 532’deki Nika Ayaklanması’nın kanlı bir şekilde bastırılmasından sonra mümkün olmuştur.
Justinianus’un en kalıcı eseri, M.S. 529–534 yılları arasında derlenen, Roma hukukunun temelini oluşturan ve Bizans hukuk gelişiminin başlangıç noktası olan Corpus Juris Civilis‘tir (Codex, Digesta, Institutiones ve Novellae). Bu külliyat, monarşik otoriteye hukuki dayanak sağlamış ve Bizans’ın entelektüel yaşamının Klasik Yunan düşüncesiyle birlikte temelini oluşturmuştur.
Askeri alanda, Justinianus, Praetorian Prefecture gibi eski idari birimlerin yetkilerini sınırlandırarak sivil ve askeri yetkileri birleştiren idari reformları bazı bölgelerde uygulamaya başlamıştır.
2. Dış Tehditler ve Varlık Mücadelesinin Başlaması
Justinianus’un Batı’daki fetihleri (Afrika ve İtalya) İmparatorluğa büyük bir yük getirmiş, Pers İmparatorluğu (Sasaniler) ile süren savaşlar Doğu cephesini zorlamıştır.
Ancak, Erken Bizans döneminin sonunu getiren en önemli dış gelişme, 6. yüzyılın ikinci yarısında Balkanlar’a yönelik Slav ve Avar akınlarının yoğunlaşmasıdır. 580’lerde başlayan bu akınlar, Balkan Yarımadası’nın büyük bir kısmının Bizans kontrolünden çıkmasına ve Slav kabilelerinin bu bölgeye kalıcı olarak yerleşmesine neden olmuştur. Slavların bu kalıcı yerleşimi, gelecekteki Bizans-Slav ilişkilerini ve imparatorluğun etnik yapısını temelden değiştirmiştir.
3. Mauricius ve Eksarhalıkların Kurulması
Justinianus’un halefleri (Justin II, Tiberius Constantinus, Mauricius) bu çifte tehditle mücadele etmiştir. Mauricius (582–602), İmparatorluğun Batı’da kalan İtalya ve Kuzey Afrika topraklarını korumak amacıyla askeri ve sivil idareyi birleştiren Eksarhalık sistemini (Ravenna ve Kartaca) kurmuştur. Bu sistem, gelecekte Bizans’ın Orta Çağ’daki hayatta kalma stratejisi olacak olan Tema teşkilatının doğrudan öncüsü olarak kabul edilir.
Ancak ordu içerisindeki disiplinsizlik, mali kısıtlamalar ve Peçeneklere karşı yürütülen zorlu savaşlar, 602’de ordu komutanı Phocas’ın isyanına ve Mauricius Hanedanlığı’nın düşüşüne yol açmıştır. Phocas’ın kaotik yönetimi (602–610), Perslerin saldırılarını artırmasına ve İmparatorluğun tamamen dağılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olmuştur. 610’da Heraclius’un yönetimi devralması, Geç Roma İmparatorluğu’nun (Erken Bizans) resmen sonunu ve Orta Çağ Yunan İmparatorluğu’nun başlangıcını işaret etmiştir.
Sonuç
Erken Bizans Devleti (324–610), temelde bir Geç Roma İmparatorluğu yapısı olmakla birlikte, kendisini üç temel unsurun (Roma hukuku ve siyaseti, Helen kültürü ve Hıristiyanlık) senteziyle dönüştürmüştür. Diocletianus ve Konstantin’in otokratik ve bürokratik reformlarıyla kurulan bu devlet, Justinianus döneminde son bir restoratio imperii denemesi yapmış, ancak Slav ve Avar göçleri, Monofizitizm krizleri ve Pers savaşları nedeniyle siyasi coğrafyasını ve iç yapısını kökten değiştirmek zorunda kalmıştır.
610’a gelindiğinde, merkezi bürokrasi zayıflamış, Balkanlar kaybedilmiş, ancak İmparatorluk, istikrarlı para birimi ve Helenleşmiş kültürü sayesinde hayatta kalmıştır. Mauricius’un Eksarhalık sistemi gibi yenilikler, İmparatorluğun askeri ve idari olarak yeniden canlanmasına olanak tanıyan, Heraclius dönemindeki Tema sisteminin temellerini atmıştır. Böylece, Erken Bizans dönemi, Orta Çağ Yunan İmparatorluğu’na miras kalacak sağlam kurumların ve kültürel kimliğin oluştuğu, hayati bir geçiş süreci olarak kayıtlara geçmiştir.
Giriş
610-711 yılları arasını kapsayan bu yüz yıllık dönem, Bizans Devleti’nin varlığını sürdürmek için verdiği en çetin mücadelelerden biri olmuş ve bu mücadele, İmparatorluğun hem siyasi hem de kültürel yapısında köklü dönüşümlere yol açmıştır. George Ostrogorsky’nin analizine göre, bu kriz dönemi, Bizans’ın Geç Roma İmparatorluğu mirasından sıyrılarak Orta Çağ Yunan İmparatorluğu olarak yeniden doğmasını sağlayan bir yeniden yapılanma süreci olarak değerlendirilmektedir. 610’da Heraclius’un yönetimi devralmasıyla başlayan bu çağ, İmparatorluğun doğudan Sasaniler ve ardından Araplar, kuzeyden ise Avarlar ve Slavlarla yürüttüğü çifte cephe savaşları, Tema sisteminin doğuşu ve Heraclius hanedanının çöküşü ile karakterizedir.
I. Heraclius Dönemi: Varlık Mücadelesi ve Yeniden Yapılanma (610–641)
Heraclius (610–641) tahta geçtiğinde İmparatorluk, ekonomik ve mali açıdan tükenmiş, yönetim mekanizması durma noktasına gelmiş ve hayati merkez eyaletler düşman istilası altındaydı. Bizans’ın hayatta kalmasını sağlayacak tek yol içsel bir yeniden yapılanmaydı.
Pers ve Avar Savaşları
Heraclius’un ilk görevi, Sasaniler ve Avar/Slav ittifakının çifte tehdidiyle başa çıkmaktı. Bu dönemde Balkanlar’ın büyük bir kısmı Slav yerleşimcilerin kontrolüne girmişti. Slavların bu bölgeye kalıcı yerleşimi, dış faktörlerden kaynaklanan ve gelecek nesiller için en büyük öneme sahip gelişmeydi, zira diğer barbar akınlarının aksine Slavlar kalıcı olmuştu.
Heraclius’un Perslere karşı yürüttüğü harekâtlar, ilk karakteristik orta çağ savaşı ve sonraki Haçlı Seferlerinin habercisi olarak dini bir coşku atmosferinde gerçekleşmiştir. Heraclius, 622 yılında Anadolu’daki ordu birliklerinin bulunduğu “Tema bölgeleri” (tŵv $\theta \epsilon \mu \alpha ́ \tau \omega \nu \chi \omega ́ \rho \alpha \iota$) mevkiine ilerlemiş ve burada yeni askerleri eğiterek ordusunu yeniden kurmuştur. Bu askeri dehası ve taktiksel yenilikleri, 627’deki Nineveh zaferiyle Pers gücünü çökertmiş, ardından 626’da Konstantinopolis’in Avar ve Slavlar tarafından kuşatılması başkentin gücü karşısında başarısız olmuştur.
Tema Sisteminin Doğuşu
Heraclius döneminin en kalıcı mirası, İmparatorluğun siyasi ve askeri yapısını temelden değiştiren Tema sisteminin (the θϵμα) kurulmasıdır. Tema, başlangıçta Asya Minor’da düşman işgalinden arta kalan bölgelere yerleştirilen askeri birliklerin (divisio of troops) adı olup, zamanla bu bölgelerin idari adı haline gelmiştir.
Bu kritik yıllarda, limes (sınır) birlikleri ve Bizans ordusunun seçkin alayları Anadolu’nun içlerine çekilmiş ve burada iskan edilmiştir. Böylece Opsikion (Obsequium), Armeniakon ve Anatolikon temalarının temelleri Heraclius döneminde atılmıştır. Bu sistemin özü, askerlerin askeri yükümlülüklerine karşılık toprak sahibi olması (stratiotai) prensibine dayanıyordu, bu da Orta Çağ Bizans Devleti’nin omurgasını oluşturmuştur. Bu yeniden yapılanma, idari yapıyı da değiştirmiştir; sivil yetkiler hızla zayıflarken, praetorian prefecture gibi eski kurumlar ortadan kalkmış ve logothetēs gibi yeni mali makamlar önem kazanmıştır.
II. Arap İstilaları ve Hanedanlık Krizi (641–668)
Heraclius’un zaferleri, Muhammed’in Hicret ettiği yıla denk gelmiş ve İmparatorluk kısa süre sonra yeni, yıkıcı bir düşmanla karşı karşıya kalmıştır: Araplar. Bizans’ın doğu eyaletlerindeki dini hoşnutsuzluk (Monofizitizm) ve askeri zafiyet, Arapların ilerlemesini kolaylaştırmıştır.
Heraclius’un ölümünden (641) kısa süre sonra Suriye ve Filistin kaybedilmiş, ardından Mısır (en zengin eyalet) teslim olmuştur. Arap komutan Muawija, donanma kurarak deniz gücü haline gelmiş; 655’te Lycia açıklarındaki deniz savaşında Bizans donanmasını yenerek deniz üstünlüğünü sarsmıştır.
Constans II (641–668) döneminde İmparatorluk, çöküşle mücadele etmiştir. Constans, 658’de Balkanlar’a bir sefer düzenleyerek “Sclavinia” (Slav bölgesi) üzerine yürümüş ve bölgede esir alıp kontrol sağlamıştır. Ayrıca Tema sistemini yeniden düzenlemeye çalışmış, ancak iç kargaşadan bunalarak 663’te başkentini Kartaca üzerinden Tarentum’a taşımayı planlamıştır.
III. Savunma ve Tema Sisteminin Gelişimi (668–711)
Constantine IV (668–685) dönemi, dünya tarihi açısından kritik bir dönüm noktasına sahne olmuştur. Muawija, 674’ten 678’e kadar süren büyük bir kuşatmayla Konstantinopolis’i hedef almış, ancak kenti alamamıştır. Bizans, özellikle Kalinikos tarafından icat edilen ve uzaktan düşman gemilerine karşı kullanılan Grek Ateşi sayesinde savunmayı başarmıştır. 678’deki bu zafer, Arap ilerleyişini ilk kez durdurmuş ve Avrupa’nın Arap saldırısına karşı savunulmasında hayati, dünya çapında tarihsel öneme sahip bir dönüm noktası olmuştur.
Bu zaferin ardından 680-681 yıllarında Tuna ağzında Bulgar tehlikesi baş göstermiş ve Bizans, Bulgarlarla bir anlaşma yapmak zorunda kalmıştır.
Justinian II (685–695, 705–711) döneminde Tema sistemi daha da genişlemiştir. İmparator, Balkanlar’dan çok sayıda Slav’ı orduya asker sağlamak ve kırsal ekonomiyi canlandırmak amacıyla Anadolu’daki Opsikion temasına yerleştirmiştir (30.000 kişilik askeri birlik yükümlülüğü ile). Bu, Bizans’ın Orta Çağ’daki gücünün dayanağı olacak güçlü bir serbest köylü sınıfının yükselişine yol açmıştır. Ayrıca, Konstantinopolis’in Karadeniz’deki konumunu güçlendirmek için Klimata (Kherson merkezli) ve Arabistan sınırındaki dağlık bölgelerde Kleisurai (Charsianon, Kapadokya, Seleukeia gibi küçük askeri bölgeler) oluşturulmuştur.
Justinian II’nin gaddar ve pervasız yönetimi, onun 695’te tahttan indirilip sürgüne gönderilmesine ve sonrasında kısa süreli kaos dönemlerinin (Leontius, Tiberius III) yaşanmasına yol açmıştır. Justinian’ın 705’te intikam hırsıyla Tervel’in yardımıyla tahtı geri alması, İmparatorluğu yeni bir iç çatışma ve Arap saldırılarına (Tyana kuşatması 709) karşı zayıf bırakmıştır.
Sonuç
610–711 dönemi, Bizans Devleti için hem en büyük felaketlerin yaşandığı hem de en köklü iç dönüşümlerin gerçekleştiği bir asırdır. İmparatorluk, geniş ve zengin topraklarını (Suriye, Mısır, Afrika, Balkanların büyük kısmı) kaybetmiştir. Ancak, Heraclius Hanedanlığı’nın başlattığı radikal iç reformlar ve dışarıdan gelen genç enerji kaynaklarının (özellikle Slav köylü-askerlerin) infüzyonu, yıpranmış Geç Roma İmparatorluğu’na yeni bir hayat vermiştir.
Bu dönemde askeri sistem Tema organizasyonu ile sıkılaştırılmış, ordunun belkemiği askeri yükümlülükleri olan küçük toprak sahiplerinden oluşan serbest köylüler haline gelmiş ve bu yeni idari-askeri yapı, Bizans’ın gelecekteki gücünü belirlemiştir. Ayrıca, erken Bizans geçiş döneminin yapay olarak sürdürülen Romacılığının aksine, bu çağda Helen kültürü ve Yunan dili kesin olarak zafer kazanmış ve İmparatorluk, Orta Çağ Yunan İmparatorluğu karakterini kazanmıştır. Heraclius Hanedanının 711’deki çöküşü, Bizans’ın Geç Roma İmparatorluğu dönemini resmen sona erdirmiş ve Orta Çağ Bizans tarihi (Yunan İmparatorluğu) başlamıştır.
İkonoklast Kriz Çağı (711–843): Bizans’ın Varlık Mücadelesinden İmparatorluğun Yeniden Biçimlenişine
Giriş
711–843 yılları arasını kapsayan İkonoklast Kriz Çağı, Bizans İmparatorluğu’nun sadece dış tehditlerle (Araplar ve Bulgarlar) değil, aynı zamanda teolojik ve siyasi ayrılıklarla da mücadele ettiği, iç yapısının köklü bir şekilde dönüştüğü hayati bir dönemi ifade etmektedir. Erken Bizans Devleti’nin (324–610) Helen, Roma ve Hristiyan unsurlarından oluşan sentezi, bu dönemde Hristiyanlık etrafında yeniden tanımlanmış; bu süreç, İmparatorluğun Orta Çağ Yunan İmparatorluğu olarak kesinleşmesini sağlamıştır. Ostrogorsky’nin kronolojisine göre, bu dönem Phocas’ın düşüşüyle başlayan varlık mücadelesinin devamı niteliğinde olup, İmparatorluktaki en şiddetli iç mücadelelere sahne olmuştur.
Bu makale, dönemin temel karakteristiklerini; askeri toparlanma, İkonoklazmın teolojik ve siyasi etkileşimi, Batı ile kopuşun derinleşmesi (Şarlman’ın taç giymesi) ve merkezi yönetimin küçük toprak sahibi asker-köylü sınıfına dayalı yeni idari yapıyı Tema sistemi üzerinden nasıl pekiştirdiği ekseninde, doktora düzeyinde bir analiz sunmaktadır.
I. Leo III Dönemi: Arap Tehdidinin Savuşturulması ve Kurumsal Yenilenme (717–741)
İkonoklast krizinin başlangıcı, Heraclius Hanedanının düşüşüyle yaşanan kısa süreli kaosun (711-717) hemen ardından gelmiştir. Yeni bir hanedan kuran Leo III (717–741), tahta geçtiğinde İmparatorluğun ilk ve en acil görevi, başkentin Araplara karşı savunulmasıydı.
A. Konstantinopolis Kuşatması ve Askeri Başarı
Leo III dönemindeki en önemli dış olay, Arapların Konstantinopolis’e karşı düzenlediği büyük kuşatmadır (717–718). Bu kuşatma, “Grek Ateşi”nin kullanımı ve surların dayanıklılığı sayesinde püskürtülmüş, bu zafer, Bizans İmparatorluğu’nun kaderini tayin etmekle kalmayıp, Arapların Avrupa’ya ilerlemesini durdurması açısından dünya tarihi için yaşamsal önemde bir dönüm noktası olmuştur. Bu zaferin ardından, Tema sisteminin daha da geliştirilmesi elzem hale gelmiştir. Leo III, Anatolikon temasının batı kısmını ayırarak yeni Thracesion temasını kurmuş, böylece bir strategus‘un kontrolündeki alanı küçültme yönündeki merkezi eğilimi sürdürmüştür.
B. Hukuki Kodifikasyon ve İkonoklazmın Başlangıcı
Leo III’ün saltanatının kurumsal açıdan en kalıcı eylemi, 726 yılında oğluyla birlikte yayımladığı hukuk el kitabı olan Ecloga’dır. Ecloga’nın yayınlanması, Bizans hukukunun kodifikasyon tarihinde bir kilometre taşıdır. Justinianus hukukundan uzaklaşan Ecloga, 7. yüzyılda gelişen teamül hukukunu kayda geçirmiş ve Hristiyan etiğinin hukuka derinlemesine nüfuz etmesini sağlamıştır. Bu hukuki külliyat, daha sonraki Bizans yasama faaliyetlerini belirlemiş ve Slav ülkelerinin hukuk gelişimini dahi etkilemiştir.
İkonoklast krizi, Leo III’ün Asya Minor kökenli olması, uzun yıllar İmparatorluğun doğu bölgelerinde yaşaması ve Müslümanlarla yakın teması nedeniyle beslenen imgelerden kaçınma eğilimiyle (Çünkü Araplar, herhangi bir tasvirin gösterilmesine Müslümanca bir nefretle yaklaşıyorlardı) ilişkilidir. Leo III, 726’da açıkça ikonaların kültüne karşı konuşmaya başlamış, 730’da ise tüm kutsal ikonaların yok edilmesini emreden bir ferman yayımlamıştır. Bu ferman, yalnızca Patrik Germanus’un görevden alınmasına değil, aynı zamanda İtalya’da isyana ve Papa II. Gregorius ile Leo III arasında gergin bir mektuplaşmaya (özellikle Papa’nın Bizans’ın İtalya’daki gücünün azalmasına yol açan bağımsız tutumu) yol açarak, Konstantinopolis ile Roma arasındaki uçurumu daha da derinleştirmiştir.
II. Constantine V Dönemi: Teolojik Radikalizm ve Bölgesel Kayıplar (741–775)
Leo III’ün oğlu Constantine V (741–775), ikonoklazm hareketini zirveye taşımıştır. Saltanatının başında, ikonodul yanlısı Artabasdus’un darbe girişimiyle yüzleşmiş, ancak Anadolu temalarının (Anatolikon ve Thracesion) desteğiyle tahtını sağlamlaştırmıştır.
A. İkonoklazmın Kurumsallaşması ve Teolojik Çatışma
Constantine V’in ikonoklazmı, basit bir askeri emir olmaktan çıkıp, teolojik bir hareket haline gelmiştir. 754 yılında Hieria Sarayı’nda toplanan ve İmparator tarafından Ekümenik Konsil sayılan sinod (ancak Batı ve ikonoduller tarafından reddedilen), 338 piskoposun katılımıyla ikonoklazmı onaylamıştır.
Constantine V, ikonayı prototipiyle tamamen özdeşleştirme eğilimi göstererek, İsa’nın tasvir edilmesinin ya monofizitizm ya da Nestorianizm sapkınlıklarına düşeceğini ileri süren provokatif bir tez kullanmıştır. Bu radikal teoloji, ikonoklazm tartışmasının eski Hristolojik anlaşmazlıkların yeni bir biçimde devamı olduğunu göstermiştir.
Manastırcılık, bu dönemin en güçlü ikonodul direniş merkezleriydi. İmparator’un manastır karşıtı eylemleri (özellikle 766’da Thracesion teması strategusu Michael Lachanodrakon’un keşişleri evlenmeye zorlaması) nedeniyle birçok keşiş Güney İtalya’ya göç etmiş ve burada yeni Grek kültürü merkezleri kurmuşlardır.
B. Dış Politika ve Kilise İlişkileri
750’de Abbasid Hanedanının merkezini Şam’dan Bağdat’a kaydırması, doğu sınırındaki Arap baskısını hafifletmiş ve Constantine V’e 746’da Kuzey Suriye’ye saldırma imkânı vermiştir. Ancak, bu durum kuzeyde Bulgar tehlikesinin artmasına neden olmuştur. Constantine V, Bulgarlara karşı dokuz sefer düzenlemiş, ancak Krum’un (803-814) atası olan Bulgar yöneticileriyle şiddetli savaşlar yaşamış ve Anchialus Muharebesi’nde (763) önemli bir zafer kazanmıştır.
Dini alanda ise, Constantine V, Konstantinopolis Patriği’nin yetki alanını, İtalya’da Bizans gücünün çöküşünü takiben, İllirya (Balkan eyaletleri) ve Güney İtalya’daki Helenleşmiş bölgelere genişleterek Bizans Kilisesi’nin gelecekteki gücünün temelini atmıştır.
III. İkonofili Restorasyonu ve Yeni Düzen Arayışı (775–813)
A. Irene ve Nicaea II Konsili (787)
Constantine V’in ardından tahta geçen Leo IV’ün (775–780) dul eşi İmparatoriçe Irene, ikonodul politikasını benimsemiş ve bu amaçla 787’de İznik’te yedinci Ekümenik Konsil’i toplamıştır. Konsil, İkona taziminin ikonanın prototipine yönelik bir saygı olduğunu vurgulamış, ikonoklazmı sapkınlık ilan etmiş ve ikonaların tazimini restore etmiştir.
Ancak Irene’nin cömert mali politikaları ve tahta geçmek için oğlu VI. Konstantinos’u kör etmesi (797), Bizans’ın dış prestijini ciddi şekilde zedelemiştir. Bu dönemde Arap tehdidi (781’de ağır bir yenilgi sonrası haraç ödeme zorunluluğu) ve Bulgar tehdidi (795/6’da haraç ödeme zorunluluğu) İmparatorluğu zayıflatmıştır.
B. Batı ile Kopuş ve Nicephorus I Reformları
Batı’da Bizans’ın yaşadığı zafiyet, 800 yılında Şarlman’ın Roma’da Papa tarafından taç giydirilmesiyle siyasi bir ayrılığa dönüşmüştür. Batı için bu olay, Bizans’ın imparatorluk makamının Irene’nin yönetimi altında boş kaldığı algısıyla gerçekleşmiştir. İki İmparatorluklu dünya düzeni (“Oikoumene”), dil, kültür, siyaset ve din açısından tamamen ayrı iki kampa bölünmüştür.
Nicephorus I (802–811), Irene’den sonra göreve gelerek mali durumu düzeltmeye odaklanmıştır. Bu İmparator, manastır ve kilise topraklarındaki kiracılardan kapnikon (ocak vergisi) olarak bilinen bir vergi toplamıştır. Bu tedbirler, serbest köylü sınıfını desteklemeyi ve ordunun finansal temelini sağlamlaştırmayı amaçlamıştır.
Ancak bu reform çabaları, Krum komutasındaki Bulgarların Tuna bölgesinde güçlenmesiyle gölgelenmiştir. Nicephorus, 811’de Krum’a karşı yürüttüğü seferde büyük bir yenilgi almış ve ordusuyla birlikte öldürülmüştür. Bu felaket, Michael I’in (811-813) tahta geçmesine ve Bizans’ın Bulgarlara karşı 812’de Mesembria’nın kaybı gibi ağır tavizler vermesine neden olmuştur. Michael I’in teslimiyetçi dış politikası, 813’te Leo V’nin tahta geçişini hazırlamıştır.
IV. İkinci İkonoklast Dalgası ve Tema Sisteminin Gelişimi (813–843)
A. İkinci İkonoklazm ve Thomas’ın İsyanı
Leo V (813–820), Leo III ve Constantine V’i örnek alarak askeri gücü yeniden canlandırmayı ve ikonoklast politikayı yeniden tesis etmeyi hedeflemiştir. Krum’un 814’te ölümüyle Bulgar tehdidi geçici olarak azalmış, Leo V 815’te bir sinod toplayarak ikonoklazmı ikinci kez resmileştirmiştir. Ancak bu ikinci dalga, bir önceki çağın dinamizminden yoksundu ve sadece tavizler verilerek sürdürülmüştür.
Michael II (820–829) döneminde ise, Thomas’ın isyanı (821–823) İmparatorluğun merkezini sarsmıştır. Thomas’ın isyanı, Bizans’ın sosyal, etnik ve dini (ikonodul) hoşnutsuzluklarından beslenen, köylülerin ve askerlerin ayaklanması olarak Bizans tarihinde derin bir iz bırakmıştır. Bu iç karışıklık döneminde Bizans, Girit’i Araplara (823–828 arası) kaybetmiş ve Akdeniz’deki deniz gücünün ihmali, Korsika ve Sicilya’da da Arap ilerleyişine yol açmıştır.
B. Theophilus ve Yeni Temaların Kuruluşu
Michael II’nin oğlu Theophilus (829–842), ikonoklazmın son güçlü savunucusu olmuştur. Theophilus, Halife Harun al-Rashid’i taklit eden bir adalet duygusuyla ideal yönetici olmayı arzulamış.
Bu dönemde askeri ve idari yapılanma devam etmiştir. Küçük askeri sınır bölgeleri olan Kleisurai (Charsianon, Kapadokya, Seleucia) kurulmuş ve bunlar daha sonra Temalara dönüşmüştür. Ayrıca, Karadeniz’in kuzey kıyısındaki Bizans toprakları (Kherson merkezli klimata), bir strategus komutası altında Tema olarak düzenlenmiştir. Bu idari genişleme, İmparatorluğun savunma kapasitesini artırmıştır.
Theophilus’un 842’de ölümüyle, İmparatoriçe Theodora, Patrik Methodius ile işbirliği yaparak ikonoklazmı bir kez daha ve bu sefer kalıcı olarak sona erdirmiştir.
Sonuç
İkonoklast Kriz Çağı (711–843), Bizans Devleti’nin, Heraclius döneminden devraldığı Tema sistemi gibi kurumsal reformları pekiştirerek hayatta kaldığı kritik bir dönüşüm evresidir. Bu dönemde İmparatorluk, Pers ve Arap saldırılarına karşı koyarak Akdeniz’deki hayati merkez bölgelerini korumuş, ancak Girit ve Sicilya gibi önemli stratejik mevzileri kaybetmiştir.
İkonoklazmın yüz yılı aşan teolojik savaşı, nihayetinde sona ermiş ve İmparatorluğun kültürel ve siyasi kimliği, Helen unsurlarının ve Ortodoks inancının egemen olduğu Orta Çağ Yunan İmparatorluğu olarak kesinleşmiştir. İkonoklast hanedanların (İsauryalılar ve Amoriyalılar) despotizmi ve mali reformları, devletin gücünü askeri yükümlülükleri olan serbest köylülere dayalı bir sınıfa (stratiotai) kaydırmış, bu da Bizans’ın Makedonya Hanedanlığı altındaki “Altın Çağ”ına (843–1025) geçişini sağlamıştır. İmparatorluk, 843’ten sonra ikonaların zaferiyle birlikte kültürel bir canlanma ve ardından büyük bir siyasi ilerleme dönemine girmiştir.
Bizans İmparatorluğu’nun Altın Çağı (843–1025): Kurumsal Bütünleşme ve Askeri Hegemonya
I. Yeni Çağın Şafağı: İkonaların Restorasyonu ve Kültürel Uyanış (843–867)
İkonoklazm Kriz Çağı’nın sona ermesi (711–843), Bizans İmparatorluğu için yeni bir dönemin, yani büyük bir kültürel canlanmanın ve ardından belirgin bir siyasi ilerlemenin başlangıcını işaret etmiştir. 843 yılında İmparatoriçe Theodora, Patrik Methodius ile işbirliği yaparak ikonaların kültünü kalıcı olarak restore etmiş ve bu olay, “Ortodoksluğun Zaferi” olarak anılmaya başlanmıştır. Bu teolojik zafer, Bizans’ın ruhani alandaki büyük doktrinel çatışmalar dönemini kapatmıştır.
Bu dönemin ilk yaratıcı atılımları, Makedon Hanedanlığı’ndan önce, son Amorian İmparatoru Michael III (842–867) döneminde, özellikle onun ve Logothete Theoctistus’un nüfuzu altında gerçekleşmiştir. Theoctistus’un becerikli mali politikası sayesinde devlet, bol miktarda altın rezervi biriktirmiştir. İmparatorluğun kültürel uyanışında önemli bir rol oynayan Michael III ve Sezar Bardas, Magnaura Sarayı’nda bir üniversite kurarak Bizans eğitimi ve öğreniminin önemli bir merkezini oluşturmuşlardır.
Askeri cephede ise, 863 yılındaki Lataca zaferi, İmparatorluğun Asya’daki Arap tehdidini püskürtmesini sağlamış ve Bizans’ın taarruz dönemini başlatmıştır. Aynı zamanda, Patrik Photius’un (858–867, 877–886) çalışmaları, özellikle Slavlar arasında Bizans kültürünü köklü bir şekilde yaymış, Bulgaristan ve Moravia’daki misyonerlik faaliyetleri ile Slav dillerinin alfabesi ve ilk edebi eserleri yaratılmıştır. Ancak Photius, 867’de Roma ile yaşanan ihtilaf sırasında Papa Nicholas’ı aforoz ederek, iki kilise arasındaki ayrılığın siyasi ve teolojik derinliğini artırmıştır.
II. Hukuk ve Yönetimsel Yenilenme: Basil I ve Leo VI (867–912)
Makedon Hanedanı’nın kurucusu olan Basil I (867–886), alçak bir soydan gelmesine rağmen (Thrace/Adrianople bölgesinden geliyordu), Roma İmparatorluk ideali ve Grek uygarlığına karşı büyük bir hayranlık beslemiştir. O, kendisini “Roma Hukuku”nun canlandırıcısı olarak görmüş ve Bizans hukukunun kapsamlı bir revizyonunu planlamıştır. Bu çabanın ilk ürünleri, yargıçların günlük ihtiyaçlarına yönelik pratik bir yasa kitabı olan Procheiron ve İmparatorun otoritesi ile Patriğin yetki alanını belirleyen Epanagoge olmuştur.
Basil I’in oğlu Leo VI (886–912) döneminde, babasının başlattığı “hukukun arındırılması” çalışmaları tamamlanmıştır. 60 kitaptan oluşan ve Exēkontabiblos olarak da bilinen devasa Basilica külliyatı, Leo VI’nın saltanatının ilk yıllarında yayımlanmıştır. Bu külliyat, Justinianus’un Corpus Juris Civilis’ini neredeyse tamamen kullanımdan kaldırmış ve Orta Çağ Bizans Hukuku’nun temel taşı haline gelmiştir.
Yönetimsel yapıda, Tema sistemi bu dönemde pekiştirilmiş ve genişletilmiştir. 10. yüzyılın başlarındaki Tema listesinde, Opsikion, Anatolikon, Armeniakon, Chaldia, Sebastea ve Cibyraeots gibi Asya Minor temaları ve Avrupa’daki Thrace, Makedonya, Thessalonica, Hellas gibi temalar yer almaktaydı. Bu sistemin kurumsal detayları, Philotheus’un 900 yılı civarında hazırladığı Cletorologion’da (rütbe listeleri) detaylı olarak sunulmuştur.
Leo VI dönemindeki bir diğer önemli kurumsal kaynak, ticaret ve zanaat odalarının kontrolünü detaylandıran Eparch’ın Kitabı (Eparchikon Biblion) olmuştur. Bu eser, Konstantinopolis’in lonca sistemini ve ekonomik yaşamının merkezileşmiş, otokratik kontrolünü göstermektedir.
III. Bulgar Tehdidi ve Toprak Mülkiyeti Mücadelesi (912–959)
Leo VI’nın ölümünden sonra, Bulgar Çarı Symeon’un (893–927) agresif politikaları, İmparatorluğu büyük bir krize sürüklemiştir. Symeon, kendisini “Romalıların İmparatoru” (autokratōr) ilan etmeye çalışmış ve Bizans’ı başkenti kuşatmakla tehdit etmiştir. Patrik Nicholas Mysticus, 913’te Symeon’u Bulgar Basileus‘u olarak tanımak zorunda kalmış, ancak bu tanıma Bulgar topraklarıyla sınırlı kalmıştır.
İç politikada, serbest köylü askerler (stratiotai) ve büyük toprak sahipleri (dynatoi veya magnates) arasındaki mücadele, dönemin en belirleyici iç sorunu olmuştur. Romanus I Lecapenus (920–944), İmparatorluk gücünü büyük toprak sahiplerinin nüfuzuna karşı korumak için harekete geçmiştir. 922 tarihli Novel’i ile, büyük toprak sahipleri tarafından yasadışı yollarla el konulan küçük mülklerin tazminatsız iadesini emretmiş ve küçük köylü mülkiyetinin ön alım hakkını (protimesis) güçlendirmiştir. Bu yasa, hazinenin ana dayanağı olan askerlik yükümlülüğü olan küçük toprak sahipleri sınıfını (stratiotai) korumayı amaçlıyordu.
Konstantinos VII Porphyrogenitus (913–959), siyasi açıdan etkisiz kalsa da, bilim ve eğitim alanındaki faaliyetleriyle önemlidir. De Thematibus (Temalar Üzerine), De Administrando Imperio (İmparatorluğun Yönetimi Üzerine) ve De Cerimoniis (Törenler Kitabı) gibi ansiklopedik eserleri derlemiş veya ilham vermiştir. Bu eserler, idari yapı, yabancı halklar (örneğin Slavlar ve Macarlar) ile ilişkiler ve saray protokolleri hakkında paha biçilmez bilgiler sunmaktadır. Konstantinos VII, ayrıca 945 yılında çıkardığı bir Novel ile, yoksul satıcıların (elli solidus‘tan az geliri olanlar) topraklarını geri alırken satış bedelini iade etme yükümlülüğünden muaf tutulmasını sağlamıştır.
IV. Fetihler Çağı ve Basil II’nin Hegemonyası (959–1025)
Konstantinos VII’nin ardından, İmparatorluk, askeri aristokrasinin öne çıktığı fetihler çağına girmiştir. Nicephorus Phocas (963–969) ve John Tzimisces (969–976) gibi büyük generaller, Doğu’da Araplara karşı kesin zaferler kazanmışlardır. Nicephorus Phocas, 963’te Girit’i Araplardan geri almış ve 969’da Antiokhia’yı fethederek Bizans sınırlarını büyük ölçüde genişletmiştir.
Nicephorus Phocas’ın saltanatı, aynı zamanda büyük toprak sahiplerine karşı yürütülen mücadelenin de en önemli safhasını temsil eder. 967’de çıkardığı bir Novel ile, özellikle manastır ve kilise mülklerinin daha fazla büyümesini yasaklayarak, dindarlık maskesi altında artan büyük mülkiyet birikimini engellemeye çalışmıştır. Bu kanunlar, merkezi hükümetin mali ve askeri gücünün temeli olan serbest köylü sınıfını korumayı amaçlamıştır.
Makedon Hanedanlığı’nın zirvesi, II. Basil Bulgaroktonos’un (Bulgar Kasabı) 976–1025 yılları arasındaki uzun ve zorlu saltanatıyla yaşanmıştır. Basil II, saltanatının büyük bir kısmını, büyük toprak sahiplerine karşı merkezî otoriteyi sağlamlaştırmaya ve en önemlisi, Bulgar Çarı Samuel’e karşı Balkanlar’da yürüttüğü yıpratıcı savaşlara adamıştır. 1018 yılında, Birinci Bulgar İmparatorluğu’nu tamamen yıkarak Bizans yönetimini Tuna’ya kadar genişletmiş ve Balkan Yarımadası’nda Bizans hegemonyasını yeniden tesis etmiştir.
Bu askeri ve siyasi başarılar, Bizans İmparatorluğu’nun hem doğuda hem de batıda neredeyse antik Roma İmparatorluğu’nun evrensel gücüne yaklaştığı bir doruk noktasını ifade etmektedir. Basil II’nin ölümüne kadar İmparatorluk, istikrarlı para birimi, etkin idari sistemi (Tema teşkilatı) ve serbest köylülüğe dayalı ekonomik yapısı sayesinde Orta Çağ’da emsalsiz bir güce ulaşmıştır.
Bizans İmparatorluğu’nun İç Çatışması ve İki Aristokrasi Yönetimi: Yükselişten Çöküşe (1025–1204)
Giriş
Bizans İmparatorluğu’nun 11. ve 12. yüzyılları kapsayan bu kritik evresi (1025–1204), Devleti içten kemiren iki ana güç odağı—Başkentin Sivil Aristokrasisi ve taşranın Askeri Aristokrasisi—arasındaki çalkantılı iktidar mücadelesiyle karakterize edilmektedir. Makedonya Hanedanlığı’nın Altın Çağı’nı (843–1025) takip eden bu dönem, George Ostrogorsky’nin kronolojik analizinde sırasıyla iç siyasi sistemin dağılması (1025–1081) ve askeri yeniden canlanma (1081–1204) aşamaları olarak incelenmektedir. Bu makale, her iki dönemi birleştirerek, Bizans siyasi yapısındaki dönüşümü, Tema sisteminin çöküşünü ve Komnenos restorasyonunun zaaflarını analiz etmeyi amaçlamaktadır.
I. Başkentin Sivil Aristokrasisinin Yönetimi: Siyasi Sistemin Çözülüşü (1025–1081)
II. Basileios’un (Bulgaroktonos) 1025’te ölümü, Bizans İmparatorluğu’nun siyasi sisteminin orta Bizans dönemindeki ilk büyük çözülme sürecini başlatmıştır. II. Basileios’un dirayetli yönetimi sırasında büyük toprak sahiplerinin (magnates) merkezî otoriteye karşı olan mücadelesi bastırılmıştı, ancak onun yokluğunda bu mücadele, Konstantinopolis’teki sivil aristokrasi ile Anadolu’daki askeri aristokrasi arasındaki bir rekabete dönüşmüştür.
A. Tema Sisteminin Dağılması ve Merkeziyetçiliğin Zafiyeti
Orta Bizans Devleti’nin temel direği, yani askeri yükümlülükleri olan serbest köylülerden (stratiotai) oluşan Tema sistemi, bu dönemde hızla çözülmüştür. Bu askeri omurganın zayıflaması, merkeziyetçi sivil bürokrasinin bir sonucu olarak gerçekleşmiştir. Zira sivil yöneticiler, güçlü taşra generallerini dengelemek ve kendi maliyetli saray bürokrasilerini finanse etmek amacıyla stratiotai‘nin askeri arazi mülkiyetini ihmal etmiş ve vergileri artırmışlardır. Maliyeden sorumlu logothetēs‘ler ve sivil yetkililer, askeri gücün yerel özerkliğini azaltarak idari kontrolü ele geçirmiştir.
Tema düzeninin dağılmasıyla birlikte, ordunun kalitesi düşmüş ve İmparatorluk, bir zamanlar büyük ölçüde güvenliği sağlayan yerel asker-köylüler yerine, pahalı yabancı paralı askerlere bağımlı hale gelmiştir. Bu durum, hazineye büyük yük getirmiş ve Devleti, doğudan gelen yeni tehditlere karşı hazırlıksız yakalamıştır.
B. Dış Politika ve Askeri Çöküş
1025 sonrası sivil aristokrasinin hakimiyeti, İmparatorluğun hem içte hem de dışta siyasi çöküşünü beraberinde getirmiştir. Bu dönemde Bizans, İtalya’daki son topraklarını Normanlara kaptırmaya başlamış ve en önemlisi, Doğu Anadolu’da Selçuklu Türklerinin artan baskısıyla yüzleşmiştir. 1071’deki Malazgirt Savaşı ve hemen ardından Anadolu’nun büyük bir kısmının kaybedilmesi, bu askeri çöküşün doruk noktasını teşkil etmiş ve Bizans Devleti’nin toprak bütünlüğünü onarılamaz biçimde sarsmıştır.
II. Askeri Aristokrasinin Yönetimi: Komnenos Restorasyonu ve Yeni Feodal Eğilimler (1081–1204)
İmparatorluğun 1071’den sonra yaşadığı felaketler ve iç kargaşa, kaçınılmaz olarak sivil bürokrasi yönetiminin sonunu getirmiş ve iktidarın taşra askeri aristokrasisinin eline geçişini sağlamıştır. 1081’de Alexius I Comnenus’un tahta çıkmasıyla başlayan Komnenos Hanedanlığı dönemi, Bizans’ın askeri temelli bir restorasyonunu temsil etmektedir.
A. Alexius I ve İmparatorluğun Yeniden Canlanması (1081–1118)
Alexius I Comnenus (1081–1118), İmparatorluğu Norman tehdidine karşı savunmuş ve Selçuklulara karşı Anadolu’da kaybedilen toprakların bir kısmını geri almıştır. Alexius, Bizans Devleti’nin yeniden canlanmasını sağlamıştır. Bu yeniden yapılanma büyük ölçüde askeri aristokrasinin gücüne ve feodalizme doğru kayan bir sisteme dayanıyordu.
Alexius I, Haçlı Seferlerinin başlamasıyla ortaya çıkan yeni Batı tehditleriyle uğraşmak zorunda kalmış ve 1095’te Birinci Haçlı Seferi’nin Konstantinopolis’e varmasıyla oluşan diplomatik ve askeri zorluklarla yüzleşmiştir. Bu dönemde Komnenoslar, geleneksel Tema sisteminin (stratiotai’ye dayalı serbest köylü ordusu) yerine, aristokrat ailelere ve sadık generallere dayanan pronoia sistemini (askeri hizmet karşılığında gelir hakkı tanınan toprak mülkiyeti) daha yaygın hale getirmişlerdir.
B. John II ve Manuel I Döneminde Gücün Zirvesi (1118–1180)
John II Comnenus (1118–1143) ve oğlu Manuel I Comnenus (1143–1180) yönetiminde Bizans İmparatorluğu, askeri gücünü daha da genişletmiş ve dış politikada aktif bir rol oynamıştır. Manuel I, Batı’da İtalya ve Macaristan’da askeri operasyonlar yürüterek, evrensel imparatorluk idealini canlandırmaya çalışmıştır. Manuel’in yönetiminde, Bizans’ın gücünün zirvesine ulaştığına dair bir algı oluşmuş, ancak aynı zamanda bu aşırı hırs, ağır mali yükler ve dış ilişkilerde önemli aksilikleri de beraberinde getirmiştir. Manuel’in saltanatı, Batı ile yoğun diplomatik ve askeri etkileşimi de içermiştir.
C. Andronicus Comnenus ve Nihai Çöküş (1180–1204)
Manuel I’in 1180’de ölümü, Komnenos restorasyonunun istikrarını sona erdirmiştir. Andronicus Comnenus’un (1183–1185) yönetimi, Komnenosların politikasında bir değişiklik anlamına gelmiş ve iç karışıklıklarla anılmıştır. Andronicus, iktidara gelmek için şiddetli yöntemler kullanmış ve Batı karşıtı politikalarıyla başkentteki Latin nüfusu hedef almıştır.
Andronicus’un ardından gelen zayıf yöneticiler (Angelos Hanedanlığı), iç istikrarsızlık, artan feodalizasyon ve dışarıdan gelen tehditlerle başa çıkmakta başarısız olmuşlardır. İmparatorluğun iç zafiyeti, Dördüncü Haçlı Seferi’nin (1202–1204) Bizans’a yönelmesiyle felaketle sonuçlanmıştır. Haçlılar, 1204’te Konstantinopolis’i ele geçirmiş ve bir Latin İmparatorluğu kurarak, Bizans Devleti’nin nihai çöküşünün en önemli evrelerinden birini başlatmıştır.
Sonuç
1025–1204 dönemi, Bizans Devleti’nin iki farklı aristokrasi türünün—sivil bürokrasi ve taşra askeri aristokrasisi—iktidar için verdiği mücadeleyle şekillenmiştir. Sivil aristokrasi döneminde (1025–1081), merkeziyetçilik, askeri yapının temelini oluşturan Tema sistemini çökertmiş ve İmparatorluğu doğu tehditlerine (Selçuklular) karşı savunmasız bırakmıştır. Komnenoslar (1081–1204) askeri aristokrasiyi merkeze alarak bir restorasyon gerçekleştirse de, bu canlanma eski stratiotai sistemine değil, feodal eğilimleri teşvik eden güçlü ailelere dayanmıştır. Bu içsel kırılganlık, Hanedanlığın son bulması ve 1204’te Konstantinopolis’in düşmesiyle sonuçlanarak Bizans’ın iktidar ve toprak kaybının boyutunu artırmış ve bu büyük çöküş, Latin Egemenliği ve yeni bir siyasi sistemin gelişimini zorunlu kılmıştır.
Giriş
1204 yılında Dördüncü Haçlı Seferi’nin Konstantinopolis’i yağmalaması ve bir Latin İmparatorluğu’nun kurulması (Latin Rule and the Restoration of the Byzantine Empire), Bizans Devleti’nin bin yıllık tarihinin en büyük felaketini teşkil etmiştir. Bu olay, İmparatorluğun siyasi haritasını kökten değiştirmiş ve Bizans kimliğini taşıyan unsurları coğrafi olarak parçalamıştır. George Ostrogorsky’nin kronolojik çerçevesinde incelenen 1204–1282 dönemi, temel olarak bu parçalanmış Bizans mirasçı devletlerinin, özellikle de İznik İmparatorluğu’nun, Latin egemenliğini sona erdirmek ve Bizans Devleti’ni restore etmek için verdiği mücadeleyi konu edinir. Bu makale, Latin hakimiyetinin ardından ortaya çıkan yeni siyasi sistemleri, İznik’in yükselişini ve VIII. Mihail Palaiologos liderliğindeki restorasyonun doğasını, doktora düzeyinde bir analizle ele almaktadır.
I. Yeni Siyasi Sistemlerin Gelişimi ve Parçalanmış Miras (1204–)
1204 felaketinin ardından, Bizans’ın merkezi hükümeti çökmüş ve eski topraklarında üç ana devlet yapısı ortaya çıkmıştır. Bunlar, esasen Batı ve Helen kültürlerinin karma bir yapısını yansıtan Latin İmparatorluğu’na (Gerland, 1905,) karşı Bizans mirasını sahiplenen ardıl devletlerdi:
1. İznik İmparatorluğu: Anadolu’nun batısında kurulan bu devlet, özellikle Lascaris Hanedanı’nın liderliği altında (Gardner, 1912,), Ortodoks Patrikliği’ni barındırması ve Bizans hukuk/yönetim geleneklerini sürdürmesi nedeniyle restorasyonun en meşru adayı haline gelmiştir.
2. Epiros Despotluğu: Batı Balkanlar ve Yunanistan’ın kuzeybatısında kurulmuş (Meliarakes, 1898,), güçlü yerel aristokrasiye dayanan, ancak Konstantinopolis’i geri alma konusunda İznik ile rekabet eden bir siyasi güçtür.
3. Trabzon İmparatorluğu: Karadeniz kıyısında, Komnenos ailesinin bir kolu tarafından kurulmuştur (Vasiliev, 1936,).
Bu dönemde, eski Bizans topraklarının Mora Yarımadası gibi önemli kısımlarında da Haçlılar tarafından kurulan Mora Prensliği gibi Latin feodal devletleri varlığını sürdürmüştür (Miller, 1908,; Longnon, 1949,). Siyasi sistem, bu Bizans ve Latin güçleri arasındaki sürekli çatışma ve ittifaklar ağıyla karakterize edilmiştir.
II. Epiros’un Yükselişi, Düşüşü ve İznik’in Zaferi (1215–1259)
Siyasi parçalanma sürecinde, iki büyük Bizans ardıl devleti olan İznik ve Epiros, Konstantinopolis’in meşru mirasçısı olma rolünü üstlenmiştir.
Epiros Despotluğu, İznik’ten daha hızlı bir askeri yükseliş göstermiş ve özellikle Epiroslu Theodore’un çabalarıyla Batı Balkanlar’da genişleyerek Selanik’i ele geçirmiş ve burada imparatorluk tacını giymiştir. Epiros’un bu başarısı, Konstantinopolis’e giden yolda İznik ile doğrudan bir rekabeti tetiklemiştir. Ancak, Epiros’un gücü, İznik İmparatorluğu’nun diplomatik ve askeri başarısı karşısında zayıflamıştır. Epiros’un 1246’da İznik İmparatoru III. Ioannes Vatatzes tarafından mağlup edilmesiyle, Epiros’un büyük güç iddiası sona ermiş ve bölge, İznik’in vasal bir devleti haline gelmiştir.
Bu rekabetin sonucunda İznik İmparatorluğu, hem askeri gücü (Latinlere karşı başarıları) hem de Ortodoks ruhani otoritenin merkezi (Patrikhane’yi barındırması) olması nedeniyle, Bizans İmparatorluğu’nu restore etme hedefindeki tartışmasız öncü güç olarak öne çıkmıştır. İznik’in zaferi, restorasyonun öncüsü olarak tanımlanan süreci (Prelude to the restoration) başlatmıştır.
III. Restorasyon ve VIII. Mihail’in Merkeziyetçi Politikaları (1259–1282)
İznik’in yükselişi, nihayetinde Palaiologos Hanedanlığı’nın kurucusu ve Epiros’un son büyük rakiplerini mağlup eden general VIII. Mihail Palaiologos’un (Papadopulos, 1938,) iktidarı ele geçirmesiyle sonuçlanmıştır (Chapman, 1926,). VIII. Mihail, 1259’da İznik tahtına ortak imparator olarak çıkmış ve Mora’daki Pelagonya Muharebesi’nde Latinleri ve Epiros-Sicilya ittifakını kesin olarak mağlup etmiştir.
Restorasyonun en önemli eylemi, 25 Temmuz 1261’de Latin İmparatorluğu’nun düşüşü ve VIII. Mihail’in Konstantinopolis’i geri almasıdır (Restoration of Byzantine power: Michael VIII). Bu olay, Bizans’ın yeniden canlanışını simgelesi açısından büyük bir başarı olsa da, restore edilen İmparatorluk, eski Makedonya veya Komnenos çağındaki gücünden çok uzaktı. Yeni Bizans Devleti, daha küçük bir coğrafyaya sahipti, mali açıdan zayıflamış (Zakythinos, 1948,) ve Batı’dan gelen tehditlere karşı sürekli tetikte olmak zorundaydı.
VIII. Mihail’in yönetimi, İmparatorluğu ayakta tutmak için iç ve dış politikada radikal kararlar almayı gerektirmiştir:
1. Dış Tehditler ve Birlik Sorunu: VIII. Mihail’in en büyük tehdidi, İtalya’da güçlenen Anjoulu Charles’ın Konstantinopolis’i geri alma girişimiydi. Bu tehdit karşısında Mihail, Haçlı saldırılarını engellemek ve Batı’nın desteğini sağlamak amacıyla, Ortodoks Kilisesi’nin güçlü muhalefetine rağmen, 1274 Lyon Konsili’nde Roma Kilisesi ile birleşme kararı almıştı (Heisenberg, 1923,). Bu karar, İmparatorluğu içeride ciddi dini ve siyasi bölünmelere sürüklemiştir.
2. Yeni Feodalizm: Sivil aristokrasi ile askeri aristokrasi arasındaki denge, bu restorasyon döneminde askeri aristokrasi lehine, ancak Komnenoslar’dan miras kalan feodal eğilimlerle birlikte kaymıştır.
Sonuç
1204–1282 dönemi, Dördüncü Haçlı Seferi’nin yarattığı yıkımdan doğan, Bizans kimliğini koruma ve meşruiyeti yeniden tesis etme mücadelesinin yaşandığı bir çağı temsil eder. İznik İmparatorluğu, bu mücadelenin başarılı sonunu getirmiş ve VIII. Mihail liderliğinde Bizans Devleti’ni restore etmiştir (Geanakoplos, 1959,). Ancak, 1282’de VIII. Mihail’in ölümüne gelindiğinde, restore edilen İmparatorluk, artık birincil bir güç değil, varlığını sürdürmek için denge politikaları gütmek zorunda kalan, Balkanlar’da Sırp yükselişi (Jireček, 1911,) ve Anadolu’da Türk beylikleriyle (Wittek, 1934,) mücadele eden ikincil bir devletti. Bu restorasyon, Bizans’ın son ve en uzun ömürlü hanedanlığı olan Palaiologos Hanedanlığı’nın hüküm süreceği gerileme ve çöküş çağının başlangıcını işaret etmiştir.
Giriş
Bizans İmparatorluğu’nun restore edildiği 1261 yılından sonra başlayan, ancak özellikle Palaiologos Hanedanının yönetiminde, VIII. Mihail’in ölümüyle (1282) belirginleşen 1282–1453 dönemi, İmparatorluğun uzun ve karmaşık çöküş sürecini temsil eder. George Ostrogorsky’nin kronolojisinde son bölümü oluşturan bu evre, Bizans’ın ikincil bir devlete dönüşümü, yıkıcı iç savaşlar, Balkanlar’daki Sırp hegemonizmi ve nihayetinde Osmanlı İmparatorluğu’nun boyunduruğu altına girerek siyasi varlığının sona ermesiyle karakterize edilmektedir. Bu makale, geç Bizans döneminin temel dinamiklerini, iç çözülmeleri ve Osmanlı gücünün yükselişi karşısındaki stratejik çaresizliğini doktora düzeyinde bir incelemeyle ortaya koymayı amaçlamaktadır.
I. İkincil Bir Güç Olarak Bizans ve Andronikos II Dönemi (1282–1341)
VIII. Mihail’in 1282’de ölümüyle, oğlu II. Andronikos (1282–1328) tahta geçmiştir. Andronikos II dönemi, restore edilen Bizans’ın artık büyük bir güç değil, varlığını sürdürmek için hassas denge politikaları gütmek zorunda olan bir devlet olduğunun kabul edildiği bir dönemdir.
A. Mali ve Askeri Zafiyet
Andronikos II, selefi VIII. Mihail’in Batı’ya yönelik pahalı politikalarının (özellikle Charles d’Anjou’ya karşı) ve Lyon Konsili’ndeki birlik politikasının (1274) yarattığı iç ve dış sorunlarla miras devralmıştır. II. Andronikos’un Batı’dan gelen deniz tehdidini dengelemek amacıyla Venedik ve Ceneviz gibi İtalyan deniz cumhuriyetlerine ticari ayrıcalıklar tanıması, Bizans maliyesine büyük zararlar vermiş ve İmparatorluğun ekonomik egemenliğini sarsmıştır (Silberschmidt, 1923,). Ayrıca, Bizans’ın para birimi de XIII. yüzyıldan itibaren sürekli bir değer kaybı yaşamıştır (Zakythinos, 1948,).
İmparatorluk, savunma için gerekli olan parayı bulamadığından, askeri açıdan zayıflamıştır. Ordunun paralı askerlere bağımlılığı artmış, ancak bu askerlerin maaşları dahi düzenli ödenememiştir. II. Andronikos döneminde İmparatorluğun en kritik askeri hatası, Anadolu’da yükselen Türk beylikleri karşısında yetersiz kalmasıdır (Wittek, 1934,).
B. Anadolu’nun Kaybı ve Katalan Krizi
Anadolu’da Selçuklu İmparatorluğu’nun parçalanmasıyla ortaya çıkan Türk beylikleri, Batı Anadolu’da hızla Bizans topraklarına sızmaya başlamıştır. II. Andronikos’un bu ilerlemeyi durdurmak için kullandığı Katalan Paralı Askerler (Almogavarlar), başlangıçta başarılı olsalar da, liderleri Roger de Flor’un 1305’te öldürülmesinin ardından, kontrol edilemez bir yıkıcı güce dönüşmüşlerdir. Katalanların Trakya ve Makedonya’daki tahribatları, İmparatorluğun zaten kısıtlı olan kaynaklarını tüketmiştir. Bu dönemde Girit ve Mora gibi bölgelerde Latin yerleşimleri (Miller, 1908,) kalıcılaşmıştır.
II. Palaiologos İç Savaşları ve Sırp Hegemonyasının Yükselişi (1341–1371)
1341’de II. Andronikos’un torunu III. Andronikos’un ölümüyle başlayan iç savaşlar, İmparatorluğun çöküşünü hızlandıran temel faktör olmuştur. III. Andronikos’un veliahtı Ioannes V Palaiologos’un küçük yaşta olması, taht mücadelesini alevlendirmiştir.
A. Ioannes Kantakuzenos ve Bizans’ın İntiharı
Tahtın fiili yöneticisi Ioannes Kantakuzenos (daha sonra VI. Ioannes olarak imparator olmuştur) ile Ioannes V Palaiologos’un destekçileri arasında çıkan uzun süreli iç savaş (Florinskij, 1879,) Bizans Devleti’nin sonunun başlangıcı olmuştur.
İç savaşın en yıkıcı sonucu, rakiplerin dış güçleri, özellikle de hızla güçlenen Sırp Kralı Stefan Dušan’ı ve Anadolu’daki Osmanlı Beyliği’ni (Jorga, 1908,; Nikov, 1928,) Bizans topraklarına davet etmesidir. VI. Ioannes Kantakuzenos, tahtını güvence altına almak için Osmanlı Beyi Orhan ile ittifak kurmuş ve kızı Theodora’yı onunla evlendirmiştir (Zlatarski, 1940,). Bu, Osmanlıların ilk kez Trakya’ya ciddi bir biçimde yerleşmesine yol açmıştır.
B. Sırp İmparatorluğu’nun Yükselişi ve Düşüşü
İç savaştan en çok faydalanan güç, Sırplar olmuştur. Stefan Dušan (1331–1355) döneminde Sırbistan, Bizans’ın batı topraklarının büyük bir bölümünü ele geçirerek Adriyatik’ten Ege’ye kadar uzanan geniş bir alana yayılmış ve 1346’da kendisini Sırpların ve Romalıların (Greklerin) İmparatoru ilan etmiştir. Dušan, Bizans modelini taklit ederek Sırp Kilisesi’ni Patrikliğe yükseltmiş ve geniş bir imparatorluk kurmuştur (Jireček, 1918,; Ferjančić, 1960,).
Dušan’ın 1355’te ölümü, Sırp İmparatorluğu’nun parçalanmasına yol açmış, ancak bu durum, kaybedilen Bizans topraklarının geri alınmasından çok, Osmanlıların Balkanlar’da ilerlemesi için bir fırsat yaratmıştır.
III. Osmanlı Fethi ve Tâbiyet Dönemi (1371–1453)
1371 yılı, Bizans İmparatorluğu için dönüm noktasıdır. Sırp feodal beyliklerinin Osmanlı Sultanı I. Murad’a karşı yürüttüğü Çirmen Savaşı’nda (1371) yenilgiye uğramasıyla, Osmanlılar Balkanlar’daki rakiplerini zayıflatmış ve Konstantinopolis’i kuşatma altına almıştır.
A. Bizans’ın Osmanlı Vasallığı
1371’den sonra Ioannes V Palaiologos, Osmanlı Sultanı’nın vasalı (tabiiyeti altında) haline gelmek zorunda kalmış ve Bizans, Osmanlıların Balkanlar’daki fetihlerine askeri destek vermekle yükümlü tutulmuştur. Bu durum, Bizans’ı tam anlamıyla ikincil bir devlete dönüştürmüştür. Artık Bizans tahtındaki mücadeleler bile, Osmanlı Sultanı’nın onayıyla sonuçlanmıştır (Charanis, 1942/43,).
Ioannes V’in 1370’li yıllarda Batı’dan yardım aramak için çıktığı yolculuklar (Halecki, 1930,; Florinskij, 1879,), Konstantinopolis’in kurtarılması için birleşme pazarlıklarına yol açsa da, bu çabalar sonuçsuz kalmıştır.
B. Son Çöküş Aşaması
II. Manuel Palaiologos (1391–1425) dönemi, İmparatorluğun siyasi açıdan en umutsuz anlarına tanık olmuştur. Konstantinopolis, I. Bayezid tarafından uzun süre kuşatma altında tutulmuş (1394–1402). Manuel II, bu kuşatma sırasında Batı Avrupa’ya yardım aramak için seyahat etmiştir (Vasiliev, 1912,; Dennis, 1960,).
Timur’un 1402’de Ankara Savaşı’nda Osmanlıları yenmesi, Bizans’a geçici bir soluk alma fırsatı vermiş (Babinger, 1944,), ancak bu durum da Bizans’ın iç savaşlardan (özellikle Ioannes VII’nin kısa süreli hükümdarlığı, Kolias, 1951,) ve dış müdahalelerden kurtulmasını sağlamamıştır.
Son İmparator XI. Konstantinos Palaiologos’un yönetimi (1449–1453), dar bir alana sıkışmış olan başkentin son savunma çabalarına sahne olmuştur. Nihayetinde, 1453 yılında Sultan II. Mehmed’in Konstantinopolis’i fethiyle (Final Downfall), Bizans İmparatorluğu, siyasi bir varlık olarak sona ermiştir. Bu olay, İmparatorluğun de facto (fiili) olarak uzun süredir tâbisi olduğu Osmanlı İmparatorluğu’nun gücünün Avrupa’da kesinleşmesini sağlamıştır.
Sonuç
1282–1453 dönemi, Bizans Devleti’nin kurumlarının çözüldüğü ve dış tehditler karşısında stratejik manevra kabiliyetini kaybettiği bir evredir. Sivil aristokrasi ile askeri aristokrasi arasındaki dengesizlikten kaynaklanan kronik mali zafiyet, Anadolu’nun kaybına yol açmış, iç savaşlar (özellikle 1341–1347) ise rakiplerini (Sırplar ve Osmanlılar) Bizans topraklarına davet etmiştir. Bizans, 1371’den sonra varlığını Osmanlı’nın bir vasalı olarak sürdürmek zorunda kalmış, bu süreç ise 1453’te siyasi varlığının kesin olarak sona ermesiyle neticelenmiştir. Bu uzun çöküş süreci, Orta Çağ’da büyük bir imparatorluğun iç zafiyetler ve dış güç dengelerindeki radikal değişimler karşısında nasıl direnç gösterip nihayetinde yok olduğunu gösteren trajik bir örnektir.
Kitabın Orijinal Baskısında Kullanılan Kaynakça
A
AASS. (1643-). Acta sanctorum. Antwerp.
Adontz, N. (1933-1934). L’âge et l’origine de l’empereur Basile I. Byzantion, 8, 475-550; 9, 223-40.
Adontz, N. (1938). Samuel l’Arménien, roi des Bulgares. Mémoires de l’Académie Royale de Belgique, Classe des Lettres, 38, 1-63.
Alexander, P. J. (1958). The Patriarch Nicephorus of Constantinople. Ecclesiastical Policy and Image Worship in the Byzantine Empire. Oxford.
Andreev, I. (1907). German i Tarasij, Patriarchi konstantinopolskie (Germanus and Tarasius, Patriarchs of Constantinople). Sergiev Posad.
Andreeva, M. (1927). Oterki po kulture vizantijskogo dvora v XIII v. (Studies in the culture of the Byzantine court in the thirteenth century). Prague.
B
Babinger, F. (1944). Beiträge zur Frühgeschichte der Türkenherrschaft in Rumelien (14.-15. Jahrhundert) (Südosteuropäische Arbeiten 34). Brno-Munich-Vienna.
Banescu, N. (1946). Les Duches byzantins de Paristrion (Paradounavon) et de Bulgarie. Bucarest.
Barišić, F. (1953). Cuda Dimitrija Solunkog kao istorijski izvori (The Miracles of S. Demetrius of Thessalonica as a historical source). Belgrade.
Baynes, N. H. (1955). Byzantine Studies and Other Essays. London.
Baynes, N. H., & Moss, H. St. L. B. (Eds.). (1948). Byzantium. Oxford.
Beck, H.-G. (1959). Kirche und theologische Literatur im byzantinischen Reich (Handbuch der Altertumswissenschaft XII, 2.1: Byzantinisches Handbuch II, 1). Munich.
Beneševič, V. N. (1926-1928). Die byzantinischen Ranglisten nach dem Kleto-rologion Philothei und nach den Jerusalemer Handschriften. Byzantinisch-Neugriechische Jahrbücher, 5, 97-167; 6, 143-45.
Bon, A. (1951). Le Péloponnèse byzantin jusqu’en 1204. Paris.
Bratianu, G. I. (1936). Privileges et franchises municipales dans l’Empire byzantin. Paris-Bucarest.
Bratianu, G. I. (1938). Etudes byzantines d’histoire économique et sociale. Paris.
Bréhier, L. (1899). Le schisme oriental du XIᵉ siècle. Paris.
Bréhier, L. (1947). Vie et mort de Byzance. Le Monde Byzantin I (L’évolution de l’humanité 32). Paris.
Bréhier, L. (1948). Les institutions de l’empire byzantin. Le Monde Byzantin II (L’évolution de l’humanité 32, bis). Paris.
Bréhier, L. (1950). La civilisation byzantine. Le Monde Byzantin III (L’évolution de l’humanité 32, ter). Paris.
Bréhier, L., & Aigrain, R. (1938). Grégoire le Grand, les états barbares et la conquéte arabe (Histoire de l’eglise depuis les origines jusqu’a nos jours, t. 5). Paris.
Bury, J. B. (1889). A History of the Later Roman Empire from Arcadius to Irene (395-800) (2 vols.). London.
Bury, J. B. (1909). The Constitution of the Later Roman Empire. Cambridge.
Bury, J. B. (1911). The Imperial Administrative System in the Ninth Century, with a Revised Text of the Klētorologion of Philotheos. London.
Bury, J. B. (1912). A History of the Eastern Roman Empire from the Fall of Irene to the Accession of Basil I (802-67). London.
Bury, J. B. (1923). A History of the Later Roman Empire from the Death of Theodosius I to the Death of Justinian (395-565) (2 vols.). London.
C
Chalandon, F. (1900). Essai sur le régne d’Alexis I Comnène (1081-1118). Paris.
Chalandon, F. (1907). Histoire de la domination normande en Italie et en Sicilie (2 vols.). Paris.
Chalandon, F. (1912). Les Comnènes II: Jean Comnène (1118-43) et Manuel Comnène (1143-80). Paris.
Chapman, C. (1926). Michel Paléologue, Restaurateur de l’Empire byzantin. Paris.
Charanis, P. (1938). An Important Short Chronicle of the Fourteenth Century. Byzantion, 13, 335-62.
Charanis, P. (1942/43). The Strife among the Palaeologi and the Ottoman Turks, 1370-1402. Byzantion, 16, 286-315.
Charanis, P. (1948). The Monastic Properties and the State in the Byzantine Empire. Dumbarton Oaks Papers, 4, 51-119.
Christophilopulos, A. (1935). Tὸ ἐπαρχικὸν Βιβλίον τοῦ Λέοντος τοῦ Σοφοῦ καὶ αἱ συντεχνίαι ἐν Βυζαντίῳ. Athens.
D
Dennis, G. (1960). The Reign of Manuel II in Thessalonica (1382-7). Rome.
Diehl, Ch. (1888). Etudes sur l’administration byzantine dans l’exarchat de Ravenne (568-751). Paris.
Diehl, Ch. (1901). Justinien et la civilisation byzantine au VIᵉ siècle. Paris.
Diehl, Ch. (1905). L’origine du régime des themes dans l’Empire byzantine. Etudes byzantines, 276-92.
Diehl, Ch. (1916). Une république patricienne, Venise. Paris.
Diehl, Ch. (1925, 1927). Figures byzantines Iᵉ and IIᵉ. Paris.
Djakonov, A. P. (1945). Vizantijskie dimy i fakcii v V-VII vv. (Byzantine demes and factions from the fifth to the seventh centuries). Vizantijskij Sbornik, 144-227. Moscow-Leningrad.
Dölger, F. (1924, 1925, 1932, 1960, 1965). Regesten der Kaiserurkunden des oströmischen Reiches (Corpus der griechischen Urkunden des Mittelalters und der neueren Zeit, Reihe A, Abt. I, Teil I-V). Munich-Berlin.
Dölger, F. (1927). Beiträge zur Geschichte der byzantinischen Finanzverwaltung, besonders des 10. u 11. Jahrh. (Byz. Archiv 9). Leipzig-Berlin.
Dölger, F. (1929). Der Kodikellos des Christodulos in Palermo. Ein bisher unbekannter Typus der byzantinischen Kaiserurkunde. Archiv. f. Urkundenf., 11, 1-65.
Dölger, F. (1931). Johannes VII, Kaiser der Rhomäer 1390-1408. Byzantinische Zeitschrift, 31, 21-36.
Dölger, F. (1945). Ist der Nomos Georgikos ein Gesetz des Kaisers Justinian II? Feszschrift L. Wenger II = Münchener Beiträge x. Papyrusf. u. ant. Rechtsgesch., 35, 18-48.
Dölger, F. (1953). Byzanz und die Europäische Staatenwelt. Ettal.
Dölger, F. (1956). Byzantinische Diplomatik. 20 Aufsätze zum Urkundenwesen der Byzantiner. Ettal.
Dölger, F. (1961). ΠAPATΠOPA. 30 Aufsätze zur Geschichte, Kultur und Sprache des Byzantinischen Reiches. Ettal.
Dujčev, I. (1943). Proučvanija vŭrchu bŭlgarskoto srednovekovie (Essays on medieval Bulgaria). Sofia.
Dvornik, F. (1926). Les Slaves, Byzance et Rome au IXᵉ siècle. Paris.
Dvornik, F. (1933). Les légendes de Constantin et de Methode vues de Byzance (Byzantinoslavica supplementa 1). Prague.
Dvornik, F. (1948). The Photian Schism: History and Legend. Cambridge.
F
Ferjančić, B. (1960). Despoti u Vizantiji i južnoslovenskim zemljana (Despots in Byzantium and in South Slav countries). Belgrade.
Ferluga, J. (1957). Vizantiska uprava u Dalmaciji (The Byzantine administration of Dalmatia). Belgrade.
Florinskij, T. (1879). Andronik Mladšij i Ioann Kantakuzin (Andronicus the Younger and John Cantacuzenus). Žurnal ministerstva naradnogo prosvestenija n.s., 204, 87-143, 219-51; 205, 1-48.
Fuchs, F. (1926). Die höheren Schulen von Konstantinopel im Mittelalter (Byz. Archiv 8). Leipzig-Berlin.
G
Gardner, A. (1912). The Lascarids of Nicaea, the Story of an Empire in Exile. London.
Gay, J. (1904). Le pape Clément VI et les affaires d’Orient (1342-52). Paris.
Gay, J. (1909). L’Italie méridionale et l’Empire byzantin depuis l’avènement de Basile I jusqu’a la prise de Bari par les Normands (867-1071). Paris.
Geanakoplos, D. J. (1959). The Emperor Michael Palaeologus and the West. Cambridge, Mass.
Gelzer, H. (1899). Die Genesis der byzantinischen Themenverfassung. (Abb. d. Kgl. Sachs. Ges. d. Wiss., Phil.-hist. Kl., 18, Nr. 5). Leipzig.
Gerland, E. (1905). Geschichte des lateinischen Kaiserreiches von Konstantinopel, I: Geschichte der Kaiser Balduin I und Heinrich 1204-16. Homburg v. d. Höhe.
Gibbon, E. (1923). The History of the Decline and Fall of the Roman Empire. (J. B. Bury, Ed.). (7 vols.). London.
Glykatzi-Ahrweiler, H. (1960). Recherches sur l’administration de l’Empire byzantin aux IXᵉ-XIᵉ siècles. Bulletin de correspondance hellénique, 84, 1-111.
Grabar, A. (1936). L’empereur dans l’art byzantin. Recherches sur l’art officiel de l’Empire de l’Orient (Publications de la Faculté des Lettres de l’Univ. de Strasbourg 75). Paris.
Grafenauer, B. (1950). Nekaj vprašanj iz dobe naseljevanja južnih Slovanov (Some problems relating to the period of the settlement of the South Slavs). Zgodovinski časopis (Zgodovinsk Review), 4, 23-126.
Grégoire, H. (1927/28). Inscriptions historiques byzantines. Ancyre et les Arabes sous Michel l’Ivrogne. Byzantion, 4, 437-68.
Grégoire, H. (1929/30). Michel III et Basile le Macédonien dans les inscriptions d’Ancyre. Byzantion, 5, 327-46.
Grégoire, H. (1933). Etudes sur le neuviéme siècle. Byzantion, 8, 515-50.
Grégoire, H. (1933). Etudes sur l’épopée byzantine. Revue des études grecques, 46, 29-69.
Grosse, R. (1920). Römische Militärgeschichte von Gallienus bis zum Beginn der byzantinischen Themenverfassung. Berlin.
Grumel, V. (1932, 1936, 1947). Les Regestes des Actes du Patriarchat de Constantinople, Vol. 1: Les Actes des Patriarches (fasc. I: 381-715; II: 715-1043; III: 1043-1206). Socii Assumptionistae Chalcedonenses.
Grumel, V. (1958). La Chronologie. Traité d’Etudes byzantines 1 (Bibliothéque byzantine). Paris.
H
Halecki, O. (1930). Un empereur de Byzance a Rome. Vingt ans de travail pour l’union des églises et pour la défense de l’Empire d’Orient: 1355-75. Warsaw.
Hartmann, L. M. (1889). Untersuchungen zur Geschichte der byzantinischen Verwaltung in Italien (540-750). Leipzig.
Heisenberg, A. (1920). Aus der Geschichte und Literatur der Palaiologenzeit. Sitz.-Ber. der Bayer. Akad. d. Wiss., Philos.-philol. u. hist. Kl. 1920, 10. Abh. Munich.
Heisenberg, A. (1923). Neue Quellen zur Geschichte des lateinischen Kaisertums und der Kirchenunion (I-III). Sitz.-Ber. der Bayer. Akad. d. Wiss., Philos.-philol. u. hist. Kl. (1922, 5. Abh.; 1923, 2. Abh. 1923, 3. Abh.). Munich.
Heyd, W. (1936). Histoire du commerce du Levant au Moyen Âge (2 vols., 2nd impression). Leipzig.
Honigmann, E. (1935). Die Ostgrenze des byzantinischen Reiches von 363 bis 1071 nach griechischen, arabischen, syrischen und armenischen Quellen (Corpus Bruxellense Hist. Byz. 3). Brussels.
Hopf, K. (1867-1868). Geschichte Griechenlands vom Beginn des Mittelalters bis auf die neuere Zeit. In Ersch-Gruber, Allgem. Encyklopädie der Wiss. und Künste (vol. 85/86). Leipzig.
Hussey, J. M. (1937). Church and Learning in the Byzantine Empire 867-1185. London.
J
Jireček, K. (1911, 1918). Geschichte der Serben I (to 1371) and II (to 1537) (Geschichte der europäischen Staaten). Gotha.
Jorga, N. (1908, 1909). Geschichte des osmanischen Reiches I (to 1451) and II (to 1538) (Geschichte der europäischen Staaten). Gotha.
K
Kap-Herr, H. v. (1881). Die abendlandische Politik Kaiser Manuels mit besonderer Rücksicht auf Deutschland. Strassbourg.
Kazdan, A. P. (1960). Derevnja i gorod v Vizantii IX-X vv. (Country and town in Byzantium in the ninth and tenth centuries). Moscow.
Kolias, G. (1951). H évtapota ’Iodvvou Z’ tvavrlov ’Iodvvou E’TlocooAoyou (1390). Ἑλληνικά, 12, 34-64.
Kornemann, E. (1930). Doppelprinzipat und Reichsteilung im Imperium Romanum. Leipzig-Berlin.
Kornemann, E. (1948, 1949). Weltgeschichte des Mittelmeerraumes von Philipp II von Makedonien bis Muhammed (2 vols.). Munich.
Kretschmayr, A. (1905, 1920). Geschichte von Venedig (2 vols., Geschichte der europäischen Staaten). Gotha.
Kulakovskij, J. (1912, 1913, 1915). Istorija Vizantii (History of Byzantium) (I: 395-518; II: 518-602; III: 602-717). Kiev.
Kyriakides, St. P. (1937). Buzavrıvaol Merttaı II-V. Thessalonica.
L
Lampros, S. (Ed.). (1932). Bpaxta Xpovtxd (Mnuueta tis tAAnvixiis lotoplas I, 1). (K. I. Amantos, Ed.). Athens.
Laskaris, M. (1926). Vizantiske princeze u srednjevekovnoj Srbiji. Prilog istoriji vizantisko-srpskih odnosa od kraja XII do sredino XV veka. Belgrade.
Laurent, V. (1937). Notes de chronographie et histoire byzantine. Echos d’Orient, 36, 157-74.
Lemerle, P. (1945). Philippes et la Macédoine orientale a l’epoque chrétienne et byzantine (Bibl. des Ecoles françaises d’Athènes et de Rome 158). Paris.
Lemerle, P. (1954). Invasions et migrations dans les Balkans depuis la fin de l’époque romaine jusqu’au VIIIe siècle. Revue historique, 211, 265-308.
Lemerle, P. (1957). L’Emirat d’Aydin. Byzance et L’Occident. Recherches sur ‘La Geste d’Umur Pacha’. Paris.
Lemerle, P. (1958). Esquisse pour une histoire agraire de Byzance: les sources et les problémes. Revue historique, 219, 32-74, 254-84; 220, 43-94.
Levčenko, M. V. (1945). Materialy dlja vnutrennej istorii Vostočnoj Rimskoj imperii V-VI vv. (Material for the internal history of the Eastern Roman Empire in the fifth and sixth centuries). Vizantijskij Sbornik, 12-95. Moscow-Leningrad.
Levčenko, M. V. (1956). Oterki po istorii russko-vizantijskich otnošenij (Studies in the history of Russo-Byzantine relations). Moscow.
Lipšic, E. E. (1945). Vizantijskoe krest’janstvo i slavjanskaja kolonizacija (The Byzantine peasantry and Slav colonization). Vizantijskij Sbornik, 96-143. Moscow-Leningrad.
Lipšic, E. E. (1961). Oterki istorii vizantijskogo obščestva i kul’tury, VIII—pervaja polovina IX veka (Studies in the history of Byzantine society and culture…). Moscow-Leningrad.
Litavrin, G. G. (1960). Bolgarija i Vizantija v XI-XII vv. (Bulgaria and Byzantium in the eleventh and twelfth centuries). Moscow.
Loenertz, R.-J. (1937-1938). Manuel Paléologue et Démétrius Cydonés. Remarques sur leurs correspondances. Echos d’Orient, 36, 271-87, 474-87; 37, 107-24.
Loenertz, R.-J. (1943). Pour l’histoire du Péloponése au XIVᵉ siècle (1382-1404). Revue des Etudes Byzantines, 1, 152-96.
Loenertz, R.-J. (1947). Les recueils de lettres de Demetrius Cydones (Studi e testi 131). Vatican.
Longnon, J. (1949). L’Empire latin de Constantinople et la principauté de Morée. Paris.
Lot, F. (1927). La fin du monde antique et le début du Moyen äge (L’évolution de l’humanité 31). Paris.
M
Manojlović, G. (1936). Le peuple de Constantinople. Byzantion, 11, 617-716.
Mansi, J. D. (1769-). Sacrorum Conciliorum nova et amplissima collectio. Florence.
Maricq, A. (1949). La durée du régime des partis populaires a Constantinople. Bulletin de l’Académie Royale de Belgique, Classe des Lettres, 35, 63-74.
Martin, E. J. (n.d. ). A History of the Iconoclastic Controversy. London.
Meliarakes, A. (1898). Ἱστορία τοῦ Βασιλείου τῆς Νικαίας καὶ τοῦ Δεσποτάτου τῆς Ἠπείρου (1204-61). Athens.
Melioranskij, B. M. (1901). Georgij Kiprjanin i Ioann Terusalimljanin, dva maloizvestnych borca za pravoslavie v VIII v. St. Petersburg.
Meyendorff, J. (1959). Introduction a l’étude de Grégoire Palamas. Paris.
Michel, A. (1925, 1930). Humbert und Kerullarios (2 vols.). Paderborn.
Mickwitz, G. (1932). Geld und Wirtschaft im römischen Reich des 4. Jahrhunderts. Helsingfors.
Mickwitz, G. (1936). Die Kartellfunktionen der Zünfte und ihre Bedeutung bei der Entstehung des Zunftwesens. Helsingfors.
Migne, J. P. (1857-). Patrologiae cursus completus, Series Graeco-latina. Paris.
Migne, J. P. (1884-). Patrologiae cursus completus, Series Latina. Paris.
Miklosich, F., & Müller, J. (1860-1890). Acta et diplomata medii aevi sacra et profana (6 vols.). Vienna.
Miller, W. (1908). The Latins in the Levant. A History of Frankish Greece (1204-1566). London.
Miller, W. (1921). Essays on the Latin Orient. Cambridge.
Monnier, H. (1892, 1894, 1895). Etudes de droit byzantin: Pépibolé. Nouvelle revue historique de droit français et étranger, 16, 125-64, 497-542, 637-72; 18, 433-86; 19, 59-103.
Moravcsik, Gy. (1958). Byzantinoturcica, I: Die byzantinischen Quellen… II: Sprachreste der Türkvölker… (2nd ed.). Berlin.
Müller, C. (1885, 1883). Fragmenta Historicorum Graecorum IV and V. Paris.
Mutafčiev, P. (1923). Vojniški zemi i vojnici v Vizantija prez XII-XIV v. (Publications of the Bulgarian Academy of Sciences, 27). Sofia.
Mutafčiev, P. (1943). Istorija na bŭlgarskija narod (History of the Bulgarian nation) (2 vols.). Sofia.
N
Neumann, C. (1894). Die Weltstellung des byzantinischen Reiches vor den Kreuzzügen. Leipzig.
Nikov, P. (1928). Turskoto zavladevane na Bŭlgarija i sŭdbata na poslednite Šišmanovci. Izvestija na Istor. Druzestvo (Transactions of the Historical Society), 7/8, 41-112.
Norden, W. (1903). Das Papsttum und Byzanz. Die Trennung der beiden Mächte und das Problem ihrer Wiedervereinigung…. Berlin.
O
Ostrogorsky, G. (1927). Die ländliche Steuergemeinde des byzantinischen Reiches im 10. Jahrh. Vierteljahrschr. f. Sozial- u Wirtschaftsg., 20, 1-108.
Ostrogorsky, G. (1929). Studien zur Geschichte des byzantinischen Bilderstreites. Breslau.
Ostrogorsky, G. (1930). Die Chronologie des Theophanes im 7. und 8. Jahrh. Byzantinisch-Neugriechische Jahrbücher, 7, 1-56.
Ostrogorsky, G. (1930). Les débuts de la Querelle des Images. Mélanges Ch. Diehl I, 235-55.
Ostrogorsky, G. (1935). Avtokrator i Samodržac (Autocrator and Samodrzac). Glas Srpske Akademije, 164, 95-187.
Ostrogorsky, G. (1954). Pour l’histoire de la féodalité byzantine (Corpus Brux. Hist. Byz., Subsidia I). Brussels.
Ostrogorsky, G. (1956). Quelques problömes d’histoire de la paysannerie byzantine (Corpus Bruxellense Hist. Byz., Subsidia II). Brussels.
Ostrogorsky, G. (1966). Agrarian Conditions in the Byzantine Empire in the Middle Ages. Cambridge Economic History of Europe I (2nd ed.), 205-234, 774-779.
P
Pančenko, B. (1904). Krestjanskaja sobstvennost v Vizantii (Peasant proprietorship in Byzantium). Izvestija Russkogo Archeologičeskogo Instituta v Konstantinopole, 9, 1-234.
Papadopulos, A. (1938). Versuch einer Genealogie der Palaiologen, (1259-1453) (Diss.). Munich.
Pernice, A. (1905). L’imperatore Eraclio, Saggio di storia bizantina. Florence.
Petit, L., Korablev, B., Regel, V., Kurtz, E. (1903-1913). Actes de l’Athos. Vizantijskij Vremennik Priloženie, 10 (1903), 12 (1906), 13 (1907), 17 (1911), 19 (1912), 20 (1913).
Piganiol, A. (1947). L’Empire chrétien (325-95) (Histoire romaine IV, 2). Paris.
R
Rosen, V. R. (1883). Imperator Vasilij Bolgarobojca, Izvlečenija iz letopisi Jachji Antiochijskogo (The Emperor Basil the Slayer of the Bulgarians, extracts from the chronicle of Jahja of Antioch). St. Petersburg.
Rostovtzeff, M. (1930). Gesellschaft und Wirtschaft im römischen Kaiserreich (2 vols.). Leipzig.
Runciman, S. (1929). The Emperor Romanus Lecapenus and his reign. Cambridge.
Runciman, S. (1930). A History of the First Bulgarian Empire. London.
Runciman, S. (1951, 1952, 1955). A History of the Crusades (I-III). Cambridge.
S
Schlumberger, G. (1890). Un empereur byzantin au Xᵉ siècle: Nicéphore Phocas. Paris.
Schlumberger, G. (1896, 1900, 1905). L’épopée byzantine a la fin du Xᵉ siècle (3 vols.). Paris.
Schwarzlose, K. (1890). Der Bilderstreit. Ein Kampf der griechischen Kirche um ihre Eigenart und um ihre Freiheit. Gotha.
Seeck, O. v. (1920-1923). Geschichte des Untergangs der antiken Welt (6 vols.). Stuttgart.
Setton, K. M. (Gen. Ed.). (1955, 1962). A History of the Crusades (Vol. I & II). Philadelphia.
Ševčenko, I. (1957). Nicholas Cabasilas’ “Anti-Zealot” Discourse: A Reinterpretation. Dumbarton Oaks Papers, 11, 81-171.
Silberschmidt, M. (1923). Das orientalische Problem zur Zeit der Entstehung des türkischen Reiches nach venezianischen Quellen…. Leipzig-Berlin.
Sisić, F. (1917). Geschichte der Kroaten 1 (to 1102). Zagreb.
Sisić, F. (1925). Povijest Hrvata u vrijeme narodnib vladara. (The history of Croatia at the time of the national rulers). Zagreb.
Sisić, F. (1944). Povijest Hrvata za kraljeva iz doma Arpadovita (The history of Croatia under the kings of the Arpad dynasty). Zagreb.
Skabalanovič, N. (1884). Vizantijskoe gosudarstvo i cerkov v XI v. (The Byzantine State and Church in the eleventh century). St. Petersburg.
Stadtmüller, G. (1934). Michael Choniates, Metropolit von Athen. Orientalia Christiana Analecta, 33(2), 128-324.
Stanojević, St. (1903, 1906). Vizantija i Srbi (Byzantium and the Serbs) (2 vols., Knjige Matice Srpske 7/8 u, 14/15). Novi Sad.
Stein, E. (1919). Studien zur Geschichte des byzantinischen Reiches, vornehmlich unter den Kaisern Justinus II und Tiberius Constantinus. Stuttgart.
Stein, E. (1920). Ein Kapitel vom persischen und vom byzantinischen Staat. Byzantinisch-Neugriechische Jahrbücher, 1, 50-89.
Stein, E. (1923/25). Untersuchungen zur spätbyzantinischen Verfassungs- und Wirtschaftsgeschichte. Mitteilungen zur Osmanischen Geschichte, 2, 1-62.
Stein, E. (1928). Geschichte des spätrömischen Reiches I. Vom römischen zum byzantinischen Staate (284-476). Vienna.
Stein, E. (1928). Vom Altertum im Mittelalter. Zur Geschichte der byzantinischen Finanzverwaltung. Vierteljahrschr. f. Sozial- u. Wirtschaftsgesch., 21, 158-70.
Stein, E. (1949). Histoire du Bas-Empire II. De la disparition de l’Empire d’Occident a la mort de Justinien (476-565). Paris-Brussels-Amsterdam.
Stöckle, A. (1911). Spätrömische und byzantinische Zünfte. Untersuchungen zum sog. ἐπαρχικὸν Βιβλίον Leos des Weisen (Klio, Beiheft 9). Leipzig.
T
Tafel, G. L. F., & Thomas, G. M. (1856/57). Urkunden zur älteren Handels- und Staatsgeschichte der Republik Venedig (Pts. I-III) (Fontes Rerum Austr., Abt. II, vols. 12-14). Vienna.
Tafrali, O. (1913). Thessalonique au XIVᵉ siècle. Paris.
Treitinger, O. (1938). Die oströmische Kaiser- und Reichsidee nach ihrer Gestaltung im höfischen Zeremoniell. Jena.
U
Uspenskij, F. I. (1879). Obrazovanie vtorogo bolgarskogo carstva (The Formation of the Second Bulgarian Empire). Odessa.
Uspenskij, F. I. (1891). Očerki po istorii vizantijskoj obrazovannosti (Studies in the history of Byzantine civilization). St. Petersburg.
Uspenskij, F. I. (1900). Voennoe ustrojstvo vizantijskoj imperii (The Military Organization of the Byzantine Empire). Izvestija Russkogo Archeologičeskogo Instituta v Konstantinopole, 6, 154-207.
Uspenskij, F. I. (1913, 1927, 1948). Istorija vizantijskoj imperii I, II, 1, III (The History of the Byzantine Empire). St. Petersburg, Leningrad, Moscow-Leningrad.
V
Vasiliev, A. A. (1902). Vizantija i Araby. Polititeskie otnosenija Vizantii i Arabov za vreme makedonskoj dinastii (867-959). St. Petersburg.
Vasiliev, A. A. (1912). Putešestvie vizantijskogo imperatora Manuila II Paleologa po zapadnoj Evrope. Žurnal ministerstva naradnogo prosvestenija n.s., 39, 41-78, 260-304.
Vasiliev, A. A. (1935). Byzance et les Arabes I: La dynastie d’Amorium (820-67) (H. Grégoire et M. Canard, Ed.). (Corpus Bruxellense Hist. Byz. 1). Brussels.
Vasiliev, A. A. (1936). The Foundation of the Empire of Trebizond. Speculum, 11, 3-37.
Vasiliev, A. A. (1950). Byzance et les Arabes II: La dynastie macédonienne (867-959). Deuxieme partie: Extraits des sources arabes (M. Canard, Trans.). (Corpus Bruxellense Hist. Byz. II, 2). Brussels.
Vasiliev, A. A. (1952). History of the Byzantine Empire 324-1453. Madison.
Vasiljevskij, V. G. (1879, 1880). Materialy k vnutrennej istorii vizantijskogo gosudarstva (Materials for the internal history of the Byzantine State). Žurnal ministerstva naradnogo prosvestenija, 202, 160-232, 368-438; 210, 98-170, 355-440.
Vasiljevskij, V. G. (1908). Vizantija i Petenegi (Byzantium and the Patzinaks). Trudy I (Works I), 1-175.
Vizantiski izvori za istoriju naroda Jugoslavije (Byzantine sources for the history of the South Slav peoples) (I-II). (1955, 1959). Belgrade.
Vogt, A. (1908). Basile I, empereur de Byzance et la civilisation byzantine a la fin du IXᵉ siècle. Paris.
W
Wittek, P. (1934). Das Fürstentum Mentesche, Studien zur Geschichte Westkleinasiens im 13.-15. Jahrh. Istanbul.
Wroth, W. (1908). Catalogue of the Imperial Byzantine Coins in the British Museum (2 vols.). London.
X
Xanalatos, D. A. (1937). Beiträge zur Wirtschafts- und Sozialgeschichte Makedoniens im Mittelalter… (Diss.). Munich.
Z
Zachariae a Lingenthal, K. E. (1856-1884). Jus Graeco-Romanum (7 vols.). Leipzig.
Zachariä v. Lingenthal, K. E. (1892). Geschichte des griechisch-römischen Rechtes (2nd ed.). Berlin.
Zakythinos, D. (1932-1953). Le despotat grec de Morée (I and II). Paris.
Zakythinos, D. (1948). Crise monétaire et crise économique a Byzance du XIII au XV siécle. Athens.
Zepos, J., & Zepos, P. (1931). Jus graecoromanum (8 vols.). Athens.
Zlatarski, V. (1908). Izvestijata za Bŭlgarite v chronikata na Simeona Metafrasta i Logoteta. Sbornik za narodni umotvorenija, nauka i knignina, 24, 1-161.
Zlatarski, V. (1918, 1927, 1934, 1940). Istorija na Bŭlgarskata Dŭrzava prez srednite vekove (The History of the Bulgarian State in the Middle Ages) (I, 1 and 2, II, III). Sofia.