OSMANLI DÖNEMİ
1-/ 1915 Tarihli Sevk ve İskan Kanunu:
Vakt-i Seferde İcraat-ı Hükümete Karşı Gelenler İçin Cihet-i Askeriyece İttihaz Olunacak Tedabir Hakkında Kanun-u Muvakkat
(Savaş Zamanında Hükûmet Uygulamalarına Karşı Gelenler İçin Askerî Açıdan Alınacak Tedbirler Hakkında Kanun – 13 Recep 1333 – 14 Mayıs 1331/1915)
2-/ 1915 Tarihli Emval-i Metruke Kanunu:
Ahar Mahallere Nakledilen Eşhasın Emval ve Düyûn ve Matlûbat-ı Metrûkesi Hakkında Kanun-u Muvakkat (Başka Mahallere Nakledilen Kişilerin Terk Edilmiş Malları, Borçları ve Alacakları Hakkında Kanun – 17 Zilkade 1333 – 13 Eylül 1331/1915).
3-/ 1915 Tarihli Emval-i Metruke Kanunu Uygulama Tüzüğü:
13 Eylül 1331 Tarihli Kanun-u Muvakkatin Suver-i İcraiyesini Mübeyyin Nizamname
(13 Eylül 1331 Tarihli Kanunun Uygulama Biçimini Bildiren Tüzük – 26 Teşrinievvel 1331/1915)
Tüzüğün 5. Maddesi gereği gerekli yerlerde 3 veya 5 kişilik Tasfiye Komisyonları kurulur. Ayrıca Tüzüğün ek kısmında “Emval-i Metrûke Tasfiye Komisyonlarının Esas Defteri” Bölümünde, kullanılacak esas defterinin özellikleri ile nasıl doldurulacağı hakkında bilgiler bulunmaktadır. Devamında “Emval-i Metrûke Hesab-ı Cari Defterinin Suret-i Kayıt ve İsti’mâli” isimli bölümde;
“Bu esasa göre, defterin karşılıklı iki sahifesi bir sahife itibar olunarak beher sahife dahi dört tabloya taksim edilmiştir. Balasında (üstünde) eşhasın (şahısların) mensup ve mukayyet (kayıtlı) olduğu mahalle ve karyesiyle (köyüyle) isim ve şöhreti ve şahsa mahsus olarak emval-i metrûke idare komisyonu nezdinde mahfuz bulunan dosya numarası işaret edildikten sonra tablolar icab-ı muameleye göre ber-vech-i ati (aşağıdaki gibi) imlâ edilecektir (yazılacaktır).”
Yazmaktadır.
4-/ 1921 Tarihli İlga Kanunu (Emval-i Metruke Kanunu ve Uygulamasının İptali):
Ahar Mahallere Nakledilmiş Olan Eşhasın 17 Zilkade 1333 Tarihli Kararname Mucibince Tasfiyeye Tâbi Tutulan Emvali Hakkında Kararname (Başka Mahallere Nakledilmiş Olan Kişilerin 17 Zilkade 1333 Tarihli Kararname Gereğince Tasfiyeye Tâbi Tutulan Malları Hakkında Kararname – 8 Kânunusani 1336/1921)
Kararname genel olarak 1915 Tarihli Emval-i Metruke Kanunu ile 1915 Tarihli Emval-i Metruke Kanunu Uygulama Tüzüğünü ilga etmekte olup (m.30), Maliye ve Vakıflar hazinelerine kayıt edilen taşınmazların malik veya kullanıcıları hayatta olanların sahiplerine geri verilmesi, malik veya kullanıcıları hayatta olmayanların mirasçılarının bulunması halinde bahsi geçen taşınmaz malların mirasçılara teslimi ve adlarına intikali gerektiği hakkındadır. (m.1)
Ayrıca 21’inci maddesi; nakledilmiş kişilerin tüm hakları bakımından 1915 tarihli Sevk ve İskan Kanunu ile Kararnamenin yürürlük tarihi arasındaki sürenin zaman aşımı ve diğer kanuni süreler bakımından dikkate alınmayacağını düzenler.
Ancak 1921 Tarihli yukarıdaki Kararname; Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun 14.09.1338 (1922) tarih ve 284 sayılı Kararıyla reddedilmiştir.
CUMHURİYET DÖNEMİ
5-/ 1922 Tarih 224 sayılı Kanun:
Memalik-i Müstahlâsadan Firar ve Gaybubet Eden Ahalinin Emval-i Menkule ve Gayrimenkulelerinin İdaresi Hakkında Kanun
(Kurtarılmış Ülkelerden Kaçan ve Kaybolan Halkın Taşınır ve Taşınmaz Mallarının İdaresi Hakkında Kanun – 20/04/1338 – 1922)
Madde 1. Düşman istilâsından kurtulan mahallerde ashabının firar ve gaybubetine mebni sahipsiz kalmış olan emval-i menkule Hükûmetçe usulü dairesinde bimüzayede füruht ve emval-i gayrimenkule ile mezruat (tarım ürünleri) keza Hükûmetçe idare edilerek esman (gelirleri) ve bedel-i icar (kira gelirleri) ve hâsılat-ı sairesi (diğer gelirleri) masarıf-ı vakia (oluşan masraflar) ba’det-tenzil (düşülerek) emanet hesabına kayıt edilmek üzere mal sandıklarına tevdi olunur. Ancak bunlardan avdet edenlerin (geri dönenlerin) emval-i gayrimenkuleler ile emaneten mal sandıklarına teslim edilmiş olan mebaliğ (tutar) kendilerine iade olunur.
…
Madde 5. İşbu Kanun ahkâmı, ahval-i harbiye (savaş koşulları) veya siyasiye ilcası ile sair mahallerde firar veya gaybubet ettikleri (kayboldukları) hükmen sabit olan eşhasın emval-i menkule ve gayrimenkule ve mezruatları (tarım ürünleri) hakkında dahi caridir.
6-/ 1923 Tarih 333 sayılı Kanun:
Ahar Mahallere Nakledilen Eşhasın Emval ve Düyûn ve Matlûbat-ı Metrûkesi Hakkındaki 17 Zilkade 1333 ve 13 Eylül 1331 Tarihli Kanunu Muvakkatin Bazı Mevaddı ile 20 Nisan 1338 Tarihli Emval-i Metrûke Kanununu Muaddil Kanun
(Başka Mahallere Nakledilen Kişilerin Terk Edilmiş Malları, Borçları ve Alacakları Hakkındaki 17 Zikade 1333 ve 13 Eylül 1331 Tarihli Kanunun Bazı Maddeleri ile 20 Nisan 1338 Tarihli Terk Edilmiş Mallar Kanununu Değiştiren Kanun – 15/04/1339 – 1923)
Madde 6. Her ne suretle olursa olsun kaybolan veya bir yerden ayrılan veyahut yabancı ve işgal edilmiş ülkelere veya İstanbul ve bağlı yerlerine kaçanların terk edilmiş taşınır ve taşınmaz malları, borçları ve alacakları hakkında dahi sözü edilen 13 Eylül 1331 tarihli Kanun ile bu değişiklikler hükümleri uygulanır.
7-/ 1924 Tarih 711 sayılı Kararname:
Anadolu’da İkamet Ettiği Mahalden Hükûmetin İznini Alarak Ayrılanların Mallarının, Terk Edilmiş Mallardan Addedilmemesi Hakkında Kararname (20/07/1340 – 1924)
… Bulunduğu mahalden her ne suretle olursa olsun ayrılanların taşınır ve taşınmaz malları hakkında tasfiye kanunları hükümleri uygulanmakta ise de,
…
Anadolu’da ikamet ettiği mahalden Hükûmetin iznini alarak herhangi bir tarafa gidenlerin mallarının terk edilmiş mallardan addedilmesine kanunî izin olmadığı görüşüne varılmış ve durumun adı geçen Bakanlığa tebliği kararlaştırılmıştır.
8-/ 1928 Tarih 1349 sayılı Kanun:
Emval-i Metrûke Hesab-ı Carilerinin Bütçeye İrat Kaydına Dair Kanun (Terk Edilmiş Mallar Cari Hesaplarının Bütçeye İrat Kaydına Dair Kanun – 28/05/1928)
9-/ 22/04/1963 Tarih, 1963/41 E. , 1963/94 K. sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı:
“Mülkiyetin akitle, kanunu medeni 633 üncü maddesinde yazılı sebeplerle veya kanunla intikâl etmesi arasında bir fark yoktur. Eski malik, kanunu maddenin 933 üncü maddesine dayanarak tescilin terkinini isteyebilir. Bir mala “Sahibi firaridir” diye vaziyet edilip Hazinelerden biri adına tescil yapılmışsa, hakikatte sahibi firari değilse bu tescil haksızdır. Terkini Kanunu Medeninin 638 inci maddesinde yazılı müddet içinde daima istenebilir. Hiçbir mahkeme, “mülkiyetin intikali kanunla olmuştur” mülâhazasiyle, dâvanın esasını tetkikten imtina edemez.”
…
14/5/1331 tarihli (Vakti seferde icraatı Hükümete karşı gelenler için ciheti askeriyece ittihaz olunacak tedabir) hakkındaki geçici kanunla bazı kimseler, askeri makamlarca başka yerlere nakledilince bunların terkettikleri menkul ve gayrimenkul mallar için tedbir alınması gerekmiş, bu malların tasfiyesini derpiş eden 13 Eylül 1331 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle (Emvali metrûke) rejimi doğmuştur.
…
Tegayyüp, müfarakat ve firar edenlerin malları, evvelâ 20 Nisan 1338 tarihli ve 224 sayılı kanuna tabi tutulmuştur. Bu kanun hükümlerine göre; menkul mallar satılacak, gayrimenkul mallar hükümetçe idare olunarak, satış bedelleri ve kira paralariyle hasılat, masrafları indirildikten sonra, sahipleri namına emanet hesabına kaydedilecektir. (Üye Şemsettin Akçoğlu’nun Muhalefet Şerhi)
…
Çoğunluğun kararında bahsedilen 13 Eylül 1331 günlü kanunla 15 Nisan 1339 günlükanunda firariliğin ve mütegayyipliğin vuku bulduğu anda, ilgililere ait gayrimenkullerin kendiliğinden Hazinenin veya Evkafın mülkiyetine geçtiği hakkında bir hüküm mevcut değildir. 13Eylül 1331 günlü kanunun l inci maddesinde ahar mahallere nakledilen şahısların (15 Nisan 1339 günlü ve 333 sayılı kanunun 6 ncı maddesi ile lirarî ve mütegayyipler de nakledilenler hakkındaki hükümlere tabi tutulmuşlardır) terketmiş oldukları emvalin komisyonlarca tasfiye edilecekleri ve aynı kanunu, sözü geçen 333 sayılı kanunla değişik 2 nci maddesinde de bu şahısların gayrimenkullerinin (ilgisine göre) Hazine veya evkaf namlarına kayıtlarının icra edileceği açıklanmıştır ve hükmen intikal söz konusu edilmemiştir. Yalnız 146 sayılı tefsir kararında “…vaziyet edilen ve edilecek emvali gayrimenkullerin Hazine namına kaydedilmiş hükmünde olduğu…” ibaresi yer almıştır.
…
Gerçekten mallarına elkonan bir şahsın firari ve mütegayyip olmadığı anlaşılınca mallarının kendisine iade edilmesi gene emvali metrûke kanunlarının hükümleri icabıdır. Firarilik ve mütegayyiplik sabit olduğu takdirde ise aynı kanunlar gereğince malları iade edilmeyip hakkı bedele inkılâp eder. Gerek firariliğin ve mütegayyipliğin vâki olup olmadığına ve gerek malların geri verilmesine veya hakkın bedele inkılâp ettiğine, ihtilaf halinde, bir yargı mercii tarafından karar verilmek icabeder. Nitekim 13 Eylül 1331günlü kanunun 15/4/1339 günlü kanunla değiştirilen 2 nci maddesinde “Emvali mezkûreye dair tahaddüs edecek bilumum daavide Hazineler hasım olur.” hükmü yer almış olup mutlak olan bu hüküm, mülkiyetin intikali de dâhil olmak üzere her çeşit işlemlerden doğan dâvaları kapsamaktadır.
…
Böyle olunca, bu intikalin, sözü geçen kanunların idarece uygulanması suretiyle vâki olduğunu kabul etmek zorunludur. Gerçekten, mülkiyetin intikal edebilmesi bir şahsın firari veya mütegayyip olduğunun tesbiti şartına bağlıdır. Bu şart tahakkuk etmedikçe belli bir şahsa ait gayrimenkullerin Hazineye veya evkafa kendiliğinden intikal edeceği savunulamaz. Firarilik ve mütegayyiplik tesbit edilince idare gayrimenkule el koyar, mülkiyetin usulü dairesinde intikalini sağlıyacak diğer işlemleri yapar ve malları tasfiye eder. İdarenin yaptığı bütün bu işlemler idarî tasarruflardır. (Başkan Sunuhi Arsan, Üyeler Rifat Göksu, İbrahil Senil, ve Lütgi Ömerbaş’ın Muhalefet Şerhi)
(Derleyen) Av. Nihat BAŞ